Batıl görüşlerin iç yüzü
Hacı Muhammed Bilâl-i Nadir
“Hz. Yezid” diyenlere
Bizim aklımız bir kuyumcu terazisine benzer. Âzamî en çok üç-beş yüz gram tartar. Kur'ân-ı Kerîm'deki olanlar vapur, tren yüküne benzer. Vapurun, trenin yükünü “ben bu kuyumcu terazisinde tartacağım” dersen terazi altındaki masa kırılır, dükkan yıkılır, yine de tartılmaz. İnsanlar hayrette kaldıkları bir şeye “insan işi değil, aklım durdu” derler. Kulun yaptığı bir elektronik alete akıl yetiremiyoruz. Hem de Kur'ân-ı Kerîm'i akıl ile ölçmeye kalkışıyoruz!
Allah'u Teâlâ'nın işine akıl yetmez! İncil, Tevrat ve Zebur'u akıl ile ölçmeye kalkışanlar hepsi kâfir oldu. Ona tam inananlar müslüman oldu. Kur'ân; akıl, mantık işi değil iman işidir. İnanmadan başka çare yoktur. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in bir gecenin içinde, çok kısa zamanda mi'râca çıkması, (Sûre-i İsra, Âyet 1.) Allah'u Teâlâ ile doksanbin kelam (soru-cevap) konuşması, bir çok yerleri gezmesi, görmesi vesaire…Bunların hepsinin bir kaç dakikanın içine sığması, akıl ile değil, iman ile ölçülür. İnanmadan başka çare yoktur! (Sûre-i A’li İmran, Âyet 7.)
* * *
(Sûre-i Saffat, Âyet 139-142)
“Doğrusu Yûnus'ta gönderilen peygamberlerdendi.
- Hani o dolu bir gemiye kaçmıştı.
- Gemi de olanlarla karşılıklı kur'a çektiler de yenilenlerden oldu.
- Yunus kendisini kötülerken onu bir balık yuttu.
İnsan bir balığın karnında 6 ay nasıl yaşar? İşte Kur'ân'ı akıl kabul etmez, iman kabul eder.
(Sûre-i Yunus, Âyet 90-91, 98)
(90)“Biz İsrail oğullarını denizden geçirdik. Ama Firavun ve askerleri zulmetmek ve saldırmak üzere arkalarından onlara yetişti. Nihayet (denizde)boğulma haline gelince, “gerçekten, İsrail oğullarının inandığı Allah'tan başka Allah olmadığına ben de iman ettim. Ben de müslümanlardanım! dedi.”
Deniz havaya kalktı. Deniz tozlu yol oldu. Bunu akıl kabul etmez. İman kabul eder, ancak imana sığar.
(91)“Şimdi mi (iman ettin?)Halbuki daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.”
(98) “Yûnus'un kavmi müstesna, (halkını yok ettiğimiz ülkelerden) herhangi bir ülke halkı, keşke (kendilerine azab gelmeden)iman etse de imanları da kendilerine fayda verseydi. Onlar iman edince, onlardan dünya hayatındaki rüsvaylık azabını kaldırdık ve onları bir süre daha (dünya nimetlerinden) faydalandırdık.”