Batıl görüşlerin iç yüzü
Hacı Muhammed Bilâl-i Nadir
BİLAL BABAMIN BİZE TAVSİYELERİ
Bilâl Babamın bu sözüne göre geçim sıkıntısı için çalışma ve devlet dairesinde çalıştığı müddetçe o da hariç biz bir tek tenhada çalıştırmayı yaptırmakla halkı unutturmaya, halkı unutmayla kendi nefsini tanımaya, kendi nefsini de tamamen unutup Hakk'tan gayrıyı gözetmemeye, kendi nefsini de, halkı da unutturup, Hakk'a vasıl etmeye çalışıyoruz.
Hazreti Ömer (Radıyallahu anhu)'e Hz. Veysel Karani (Rahmetullahi Aleyh)'de aynı şeyleri tavsiye ediyor.
- Ya Ömer! Seni kimse bilir mi?
- Bilir.
- Herkese sen seni unuttur. Sen herkesi bilir misin?
- Bilirim.
- Sen herkesi unut, bir tek Hakk seni bilsin. Bir tek sen Hakk'ı bil kâfi diyor.
Yunus Emre'yi, İbrahim Ethem'i şeyhi halktan kesip dağ başında bir tek sırtıyla odun çektirip yetiştirdi.
Şems Hazretleri, Mevlana Hazretlerine kitaplarını suya attırıp tüm bildiklerini terk ettirip yetiştirdi.
Sûre-i Kehf'deHızır (Aleyhis-selâm) Musa (Aleyhis-selâm)'ya gemiyi delip,(Sûre-i Kehf, Âyet 71.) oğlan çocuğunu boğazlayıp, (Sûre-i Kehf, Âyet 74.) yıkık duvarı yapıp yetiştirdi.(Sûre-i Kehf, Âyet 77.)
Veysel Karani Hazretlerini; Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) zahir de hiç görmeden manen ve batınan deve yaydığı yerde, halktan kesilmekle yetişdi. Bu yetişme şeyhta olur. Böyle yetişme müridde de vardır.
Müzekki-n-Nufus Kitabında (s. 544);
İbrahim (aleyhis-selâm) kâfirlere galib gelmek için Cebrail (Aleyhis-selâm)'ın tavsiyesi ile evvelâ halktan kesilip çilehaneye girdi. Kendinde zuhur eden manevi ellerle kafirleri Mekke'den dışarı attı ve öylece galip geldi. Öyle yetişti.
Tarikatta, tasavvufta zahiren değil manen yetişir. Bunlardan anlaşılıyor ki ilk defa halkı unutacaksın, bir tek nefsin kalacak, kendi nefsini de unutacaksın, Allahu Teâlâ'dan başka birşey kalmayacak.
Hakk'a vasıl olmayı (kavuşmayı) yanlış anlıyorlar. Sen çalışa çalışa, ilerliye ilerliye, havaya doğru manen yüksele yüksele, alemleri, nefis mertebelerini geçip, Arş-ı Ala'da Hakk'a vasıl olacağım zannediyorsun. Halbuki; gideceğin yer kendi derûnunda, kalp aleminde, vasıl olacağın yer yine Allah'u teâlâ'dır, O'da kalp aleminde ve kalptedir. Cenâb-ı Hakk teâlâ Hazretleri:
“Ben kuluma kalbinin şah damarından yakınım.”(Mârifetnâme, s. 574, Sûre-i Kehf, Âyet 16.)