Batıl görüşlerin iç yüzü

Hacı Muhammed Bilâl-i Nadir


Şimdi cum'a namazı bize farz değildir, "Türkiye Dar'ül Harb'tir” diyenlere

(Sûre-i Cum'a Âyet 9)

            “Ey iman edenler! Cum'a günü namaza çağrıldığı (ezan okundu-

ğu zaman)hemen Allah'ın zikrine koşun ve alış verişi bırakın. Eğer siz gerçeği anlayan kimseler iseniz, elbette bu, sizin için daha hayırlıdır.”

 

(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 3, Hadîs No: 1081)

            “Cabir ibn-i Abdullah (Radiyallahu anhu)'den şöyle demiştir: Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem) bize şu hutbeyi irad buyurdu:

            … Bilmiş olunuz ki, içinde bulunduğum bu yılın bu ayının bu gününde ve burada kıyamet gününe kadar Allah size Cum'a namazını şüphesiz farz kıldı. Ben hayatta iken veya benden sonra başında adil veya zalim bir devlet başkanı varken kim Cum'a namazını küçümseyerek veya farziyyetini inkâr ederek bırakırsa, Allah onun işini düzene sokmasın ve işinde ona bereket vermesin. Bilmiş olunuz ki, tevbe etmedikçe böylesinin ne namazı, ne orucu, ne zekatı, ne haccı, ne de hiç bir hayrı (sahihtir). Kim de tevbe ederse Allah tevbesini kabul eder (veya kabul eylesin)…ilâ Ahir” (Kütüb-i Sitte, Cild 9, Hadis No: 2860-2861.)

 

 (Kütüb-i Sitte, Cild 9, Hadîs No: 2854)

            “Abdullah ibn-i Amr As (Radiyallahu anhu) anlatıyor: Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem) buyurdular ki:

            “Ezanı her işitene cum'a farzdır.”(Sûre-i Cum’a, Âyet 9; Kenzü’l-İrfan, Hadîs No: 940; Gunyetü’t-Talibin, s. 107; Envârü’l-Aşıkin, s. 387; İrşad, Cild 2, s. 186; El-Uhûdü’l-Kübra, s. 155; Sahih-i Müslim, Cild 3, Hadis No: 36 (863), s. 25.)

 

(Kenzü'l-İrfan Hadîs No: 940-941)

            (940) “Özürsüz yere  üç Cum'a namazını terkedenler  münâfıklar  topluluğundan  yazılırlar.” (Ebû Dâvud, salât 205; Tirmizi, cum’a 7; Nesâi, cum’a 3, İbn Mâce, ikâme 93; Dârimi, salât 205; Muvatta, cum’a 20; Ahmed b. Hanbel, II, 332, 425, V. 8.)

            (941)“Cum'a günü vefat eden mü'min azâb-ı kabirden hıfz buyurulur (korunur).” (Tirmizi, fedâilü’l-cihad 26; Ahmed b. Hanbel, III. 237, 289; Muhtarü’l-Ehâdisin Nebeviyye, Hadis No: 1093, s. 548.)

 

 (Sünen-i Ebû Dâvud, Cild 4, Hadîs No: 1052)           

 “Sahâbilerden Ebû'l-Ca'd ed-Damrî'den; Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem):

            - Kim önemsemeyerek üç Cum'ayı terk ederse, Allah onun kalbini  (kara, şekavet, cehennemlik mührü ile) mühürler.” (Sahih-i Müslim, Cild 3, Hadis No: 40 (865), s. 27; Sünen’ün Nesei, Cild 3-4, Hadis No: 1369-1370; Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 3, Hadis No: 1125-1126; Kütüb-i Sitte, Cild 9, Hadis No: 2860; Kimya-i Saadet, s. 130; Gunyetü’t-Talibin, s. 107; 500 Hadis Kitabı, Hadis No: 398, s. 322; İhyâu’Ulumi’d-Din, Cild 1, H Hadis No: 519, s. 484.)

 

            Cum'a namazını kılanların çok büyük mükâfat alıp, kılmayanların hem bu mükafattan mahrum, hem de Allah'u teâlâ yanında mes'ul olacağına dair Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in buyurduğu hadis-i şerîfler çoktur.

            Karşılaştığımız adamların içinde bazıları: “Cum'a namazı kılınmaz” diyenlerde kaynak gösteriyorlar. Millet, Cum'a namazının terk edilmesine çok büyük  bir tepki gösterdiği için kılıyoruz. Yoksa bizde kılmayacaktık” dediler. Ben dedim ki:

            - Kur'ân-ı Kerîm'den daha büyük kaynak olmaz. Kur'ân-ı Kerîm'in emrini bir tek Kur'ân-ı Kerîm kaldırır. “O âyette  böyle söylüyor, bu ayette böyle söylüyor” demesi lâzım. Allah'u teâlâ kesin olarak Cum'a ezanı okununca camiye gitmemizi emrediyor. Bu Allah'ın emridir. Hiç bir görüş, hiç bir kaynak, hiç bir şey tanınmaz.