Cum'a Namazi Ve Farz Olmasi
Sen yarım yanlış söyleyenlerin sözüne bakma. Mahşerde gideceğimiz mahkeme çok mühimdir. Oradaki mahçupluk çok büyük olacak, çok kötüdür. Allah'ın azabı korkmaya değer. Cennette vereceği ni'metler, Cemalullah, didar-ı İlahiye, yalvarmaya değer. Son pişmanlık fayda vermez. Allah hepimizi ayıktırsın. İstikametten ayırmasın. Sende musâfahaya, mevlid'e, salâvati şerifeye karşıysan tevbe, istiğfar et. Allah'u Teâlâ tevbe edenleri affeder.
Allah'u Teâlâ Ashâb-ı Kehf'in kapısını bekleyen, kapısında üren, (havlayan) köpeği, Ashâb-ı Kehf'in hatırı için cennete koyuyor. Peygamberimiz Ashâb-ı Kehf'in Peygamberlerinin de baş tacı olunca onun hatırı için neler yapmaz. Onun nazarından, sevgisinden düşene ne ceza vermez. Bunlar mahşerde Allah ve Resûlullah tarafından sorulduğu zaman hiç bir şey fayda vermez. Vesselam.
Huccetül İslam, s. 20.
"Camide musâfaha edenlerin her ikisinin günahları affolur."
diye Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) buyuruyor.
Camide, minarede, yüksek sesle ezanda, baştan ayağa Peygamberimizin ismi söylenip çağırılıyor. Kamette yine aynı, Kur'anda bir çok yerlerde Peygamberimizin ismi, meth-ü senâsı yapılıyor. Camide mevlid okununca hep bir ağızdan salâvati şerife getiriliyor. Bundan da anlaşılıyor ki, musâfaha, salâvat cami de caiz oluyor. Bu saydıklarımızın hepsi Peygamberimizi övmek, salâvat değil midir? Caiz değilse, hepsinin caiz olmaması lâzım, caiz ise musâfaha niçin caiz olmasın?
CUM'A NAMAZI
CUM'A NAMAZI VE FARZ OLMASI
(Sûre-i Cum'a Ayet 9)
“Ey iman edenler! Cum'a günü namaza çağrıldığı (ezan okunduğu) zaman hemen Allah'ın zikrullahına koşun ve alış-verişi bırakın. Eğer siz gerçeği anlayan kimseler iseniz elbette bu sizin için daha hayırlıdır.”
İşte Cum'a ezanı okununca muhakkak camiye gitmemiz bize farz oluyor.
(Sûre-i Cum'a, Ayet 10)
“Namaz bitince yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan isteyin. Allah'ı çok zikredin. Umulur ki kurtuluşa erersiniz.”
(Sünen'ün Neseî, Cild 3-4, Hadîs No: 1367)
Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 3, Hadîs No: 1083; Sah
“Ebû Hüreyre (Radiyallahu anhu)'den Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem) buyurdu ki;
- Biz, sonra gelen fakat öncekileri geçenleriz. Onlara kitap verilmişti bize de verildi. Onlara Aziz ve Celîl olan Allah bugünü de farz kılmıştı. Fakat onlar onda ihtilâfa düştüler. Bunun üzerine Allah'u Teâlâ cum'a gününü bize nasip etti. Böylece bütün insanlar bize teba oldular. Yani ertesi gün (cumartesi) yahudilerin, daha ertesi gün de hıristiyanların kutsal günleri oldu.”
(Kütüb-i Sitte, Cild 9, Hadîs No: 2856)
Tirmizî, Salât 360 (502).
“Ebû Hüreyre (Radiyallahu anhu) anlatıyor: Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem) buyurdular ki:
- Cum'a, geceleyin ailesine dönebilen herkese farzdır.”
Cuma şehirde cum'a camisinde kılınır. Şehre gidip gece ailisene dönebilen herkese farzdır.
(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 3, Hadîs No: 1081)
Envarü'l-Aşıkîn, s. 387; Beyhâki de rivâye
“”¦Cabir ibn-i Abdillah (Radiyallahu anhu)'dan; Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem) bize şu hutbeyi irad buyurdu:
- Ey insanlar! Ölmeden önce Allah'a tevbe ediniz. Meşgul olmadan önce salih amellere koşunuz. Rabb'inizi çok zikretmekle ve gizli-açık bol sadaka (vermek) ile O'nun, sizin üzerinizdeki hakkı yerine ulaştırınız ki rızıklanasınız, yardım olunasınız ve (islah olunasınız) bilmiş olunuz ki içinde bulunduğum bu yılın bu ayının bu gününde ve burada kıyamet gününe kadar Allah size cum'a namazını şüphesiz farz kıldı. Ben hayatta iken veya benden sonra başında âdil veya zalim bir devlet başkanı varken kim cum'a namazını küçümseyerek veya farziyetini inkâr ederek bırakırsa Allah onun işini düzene sokmasın ve işinde ona bereket vermesin. Bilmiş olunuz ki, tevbe etmedikçe böylesinin ne namazı, ne zekatı, ne haccı, ne orucu ne de hiç bir hayrı (sahihtir). Kim de tevbe ederse Allah tevbesini kabul eder (veya kabul eylesin). Bilmiş olunuz ki, hiç bir kadın hiç bir erkeğe namaz kıldıramaz. Hiç bir bedevi hiç bir muhacire imam olamaz. Hiç bir fasık, hiç bir mü'min (fasık olmayan)e namaz kıldıramaz. Meğer ki fasık zor kullanır, mü'minde onun kılıcından ve copundan korktuğu zaman (mü'min ona uyar).”
Bu sayfada kullanılan kaynaklar
- Huccetül İslam, s. 20.
- (Sûre-i Cum'a Ayet 9)
- (Sûre-i Cum'a, Ayet 10)
- (Sünen'ün Neseî, Cild 3-4, Hadîs No: 1367)
Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 3, Hadîs No: 1083; Sah
- (Kütüb-i Sitte, Cild 9, Hadîs No: 2856)
Tirmizî, Salât 360 (502).
- (Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 3, Hadîs No: 1081)
Envarü'l-Aşıkîn, s. 387; Beyhâki de rivâye