Bilal Nadirin dilinden
Hacı Muhammed Bilâl-i Nadir
Cum'a Namazinda Zühri Âhir'in Kilinmasi Hakkinda
MAKDİSİ şöyle diyor: «İbn-i Şıhne dedesinden naklen mendup olduğunu söylemiş ve bundan şöyle bahsetmiştir: Ahir zuhuru mücerred tevehhüm edildiği zaman kılmalıdır. Şayet şek edilir veya cum'anın sahih olup olmadığında da şüpheye düşülürse zâhire göre onu kılmak vacip olur. İbn”“i Şıhne üstadı Kemâl ibn-i Hümâm'dan da bu manâda sözler nakletmiştir.
Bu namazın sünnet yerini tutup tutmadığı bununla anlaşılır. Ve şek edilirse sünnet yerini tutmaz; şek edilmezse tutar denilir. Bu tafsilâtı Tİ-MURTAŞİ'nin «mutlaka lâzımdır.» demesi ile KINYE'nin mezkur sözü de te'yit eder.» Bu makamın tahkiki MAKDİSİ'nin risalesindedir. İMDADA'L-FETAH'da bundan bir nebze bahsedilmiştir.
(Sünen-i Ebû Dâvûd, Cild 4, s.249)
“İbn-i Abidin başka bazı nakilleri de yaptıktan sonra kendi görüşününde ifadesi olarak sonucu şu sözleri ile toplar: “Bil cümle cum'adan sonra bu dört rek'âtın kılınması gerekir.” demektedir.”
ZUHR-U AHİR DİYE BİR NAMAZ YOKTUR. BU NAMAZ NE FARZ, NE VACİP, NE SÜNNETTİR. DOLAYISIYLA KILINMAZ DİYENLERE:
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) zamanında ki yapılan, uygulanan Cum'a'nın 12 şartını yerine getiremediğimiz için Zuhr-u Ahir kılıyoruz. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) hadisinde Allah'u Teâlâ Ayette “Cum'a'yı kılın dediği içinde Cum'ayı kılıyoruz.” İmam-ı Azam ve diğer mezheb imamları bu 12 şartı göz önüne alarak Zuhr-u Ahir kılınsın demişler.
Bizim mezhebimize göre Cum'a namazı 18 rek'âttır. İlk önce camiye girince 4 rek'ât cum'anın sünneti hutbe namazdır. 2 rek'âtta odur. Hutbeden inince 2 rek'ât cemaatle cum'anın farzı, 4 rek'ât yine cum'anın ahir sünneti, 4 rek'ât Zuhr-u Ahir hepsi 16 rek'âttır. İmâm-ı Azam son iki rek'ât cum'anın sünneti kılınmasa da olur demiş. O bir iki imam muhakkak kılınsın demiş. İkisine İmameyn kavli denir. Evlâ, makbul olan da İmameyn yani iki imanın kavli onun için Cum'a namazı 18 rek'âttır.
Hoca hutbede iken konuşulmaz. Konuşanada sus denmez. Bir tarafa bakılmaz. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in ismi geçince salâvat getirilmez, çünkü namazın bozulur.
Zuhr-u âhir Türkiye'de yalnız iki yüz seneden beri kılınıyor diyenlere:
Halbuki dört mezheb bin küsur seneden beri dünyanın her yerinde kılar. Şâfiiler cemaatle kılar. Kıyamete kadar her camide cum'a namazı ile Zuhr-u Ahir de muhakkak kılınsın diye izin verilmiştir.
Zuhr-u Ahir bid'âttır diyenlere:
Biz Zuhr-u Ahiri Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in zamanında kılınan cuma'nın 12 şartını yerine getiremediğimiz için aczimizden kılıyoruz. Cum'a namazını Allah'u Teâlâ'nın Kur'ân-ı Kerîm'de Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in Hadîs-i Şerîf'te emrettiği için kılıyoruz.
En büyük fitne Kur'ân-ı Kerîm'de ve hadîs-i şerîfte emrolunan cum'a namazını terketmektir. Ayetsiz, hadîssiz bizim dinimizde şu caiz değil bu yok diye bid'atleri sünnetmiş sünnetleri bid'atmış gibi göstermektir.
Birleşme âyet ve hadîsin doğrultusunda olur.