Bilal Nadirin dilinden

Hacı Muhammed Bilâl-i Nadir


Cum'a Namazinin Vücubunun Şartlari


Şeyh Ahmed Tahtavi'nin Merâk'ûl-Felâh isimli kitabında:

Cum'a farz-ı ayn'dır, Kitap (Kur'ân-ı Kerim), hadîs ve icma ile tesbit edilmiştir. İnkâr eden kâfir olur.
Aşağıda gelecek olan vasıfları üzerinde toplayan kişilere cum'a namazı farz-ı ayndır, mecburidir.

1-) Hür olmak (Hapsedilmiş olmamak, düşman ve yırtıcı hayvan korkusu olmamak).
Düşmandan mal, can, namus emniyeti ortadan kalkarsa o zaman düşmanla harp etmek için cum'a namazı kılınmaz. Ona dar'ül harp denir.

2-) Erkek olmak.

3-) Buluğa ermiş akıl baliğ olmak ve akıllı olmak.

4-) Mukim olmak (orada ikamet etmiş olmak).

5-) Sıhhatli olmak (hasta bakıcı ile fazla ihtiyar kimse de hasta hükmündedir).

6-) Yürümeye gücü yetmek. (Şiddetli yağmur, kar, çamur ve benzerleri bulunmamak.)
Çünkü şehre uzak yere gidiyor veya köyden köye gidiyor.


CUM'ANIN EDASI
NAMAZ KILAN ŞAHSIN (NAMAZIN EDASININ) DIŞINDA OLAN ŞARTLARI

Bilâl Babam buyurdu:

1-) Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in zamanında cum'a namazı bir şehirde ve bir yerde kılındı. Cum'a namazı kılınacak yerde çarşı, pazar, otel, hükümet kuvveti (polis, jandarma) olmalıdır. Böyle olan yerde kılınır.

2-) Cum'a namazını başkentte Cumhurreisi; vilayetlerde vali; kazalarda kaymakam kıldırmalıdır veya o gün için onların vekil ettiği kişi kıldırır. Onların da namaz kıldıracak kadar İslâmi bilgiye sahip olması lâzımdır. Şimdi köylerde cum'a namazı kılınmasının sebebi namazın sevabından mahrum kalmasınlar diye izin verilmiştir.

3-) Öğle vaktinin girmiş olması lazımdır. “Namaz zaten vaktinde kılınır,” diyenler Arafat'ta vakfede öğle ile ikindi, akşam ile yatsı beraber kılınıyor. Fakat cum'a namazı muhakkak vaktinde kılınmalıdır.

4-) Namazdan önce hutbe okunmalıdır. (Emir'il-Mü'minin namına hutbe okunur.)

5-) Cemaattır. Hanefilerce cum'a namazının kılınabilmesi için imamdan başka en az üç, Şafiîlerce kırk erkeğin tamam olması lâzımdır.

6-) Berat'tır. Caminin yapılması için devletçe uygun görülüp izin verilmesi yani cami yapılacak yer için şikayet eden var mı? Benim yolumu daraltıyor, benim arsama geçmiş gibi şikayetler olmamalıdır. Bunun için bu beratı verecek padişah, cumhurreisi kimse caminin yerine bir heyet gönderir, herkes memnun mu? Kimsenin hakkına tecavüz ediliyor mu? Zorla mı istimlâk olmuş. Bunlar incelenir sonunda müsaade edildiğine dair evrak yazılır, mühürlenir verilir. Buna berat denir. Cephede başkumandanın kılıcını diktiği yer berattır.

Meselâ; bizim köyün camisinin beratı Abd'ul Hamid zamanında gelmiştir. Bilâl Babam camiyi büyütmek (genişletmek) istiyordu. Caminin yıkılıp yerine büyük cami yapılması lazımdı. Ama Bilâl Babam camiye hiç dokunmadı. Etrafından yeni duvarları ördürdü. Evvelki cami ortada kaldı. O vaziyette yeni camide namaz kıldırdı. Daha sonra içindeki ufak caminin duvarlarını söktürüp onu kaldırdı.

Bilâl Babama:

- Niçin böyle yaptın? sorusuna

Bilâl Babam:

- Caminin beratına halel (eksiklik) gelmesin diye yaptım. Yeni caminin içinde namaz kıldıktan sonra eski caminin duvarını söktürüp yeni camiye katmakla caminin beratına hiç bir noksanlık gelmedi. Bu camiyede berat verilmiş oldu.