Bilal Nadirin dilinden

Hacı Muhammed Bilâl-i Nadir


Cum'anin Fazileti

 



(Râmûzu'l-Ehâdîs, Hadîs No: 1661) Sünen-i İbn”“i Mâce, Cild 3, Hadîs No: 1138; Sünen-i
“Cum'a günü bir saat vardır ki o saatte kul Allah'tan herhangi bir şey dilerse mutlaka Allah ona o istediği şeyi verir. Bu namaza başlandığı andan namaz bitinceye kadar olan zaman arasındadır.“


Buna eşref saati derler. Bu saatin sabah namazından evvel veya ikindiden akşama kadar olan saattir diyenler varsa da buradaki ki daha kuvvetlidir.

(Sünen-i Ebû Dâvûd, Cild 4, Hadîs No: 1049) Müslim, Cum'a 16; Beyhâki es-Sünen'ül-Kübr
“...Ebû Musa el-Eş'arî'nin oğlu Ebû Burde'den Abdullah ibn-i Ömer bana: - Babanın cum'a yani (icabet) saati hakkında Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem)'dan (bir şey) haber verdiğini duydun mu? dedi. Ben dedim ki: - Evet! Ben babamın Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem)'ı o (icabet saati) imamın (minbere) oturuşu ile namazın bitimi arasındaki zamandır, derken işittim, dediğini duydum.”


(Sünen-i Ebû Dâvûd, Cild 4, Hadîs No: 1048) Sünen'ün Neseî, Cild 3-4, Hadîs No: 1430-143
“Cabir ibn-i Abdillah (Radiyallahu anhu)'dan; Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem): - Cum'a günü on ikidir. (Bununla saati kastediyor.) O günde bir an vardır ki, onda Allah'tan bir şey isteyipte Allah'ın istediğini vermediği hiç bir müslüman bulunmaz.O vakti son saatte ikindiden sonra arayınız .”


(İhyâu 'Ulûmi'd-Dîn, Cild 1, Hadîs No: 522, s.485) Taberânî.
“Enes (Radiyallahu anhu)'den rivâyet edilmiştir. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem): - Cebrâil (Aleyhis-selâm) elinde beyaz bir ayna olduğu halde bana geldi ve: - İşte bu, cum'adır. Sana ve senden sonra ümmetine bayram olması için, Rabb'in bunu sana takdim ediyor, dedi. Bunun bize kârı nedir? diye sordum, dedi ki: - Bu günde hayırlı bir saat vardır, kim ki o saate tesadüf eder, Allah'tan hayırlı bir şey diler ve o şey taksimatında var ise Allah onu ona verir, yok ise ondan daha hayırlısını kıyamette verir. Kim ki, bir miktar belânın kaldırılması için o saatte duâ ederse Allah duâsını kabul eder ve daha büyüğünü üzerinden kaldırır. Bu gün, bize günlerin en ulusudur. Ahirette bu güne “Mezid günü” deriz. Ahirette “Mezid” günü denilmesinin hikmetini sorduğumda: Cebrâil: - Allah'u Teâlâ cennette misk'den daha kokulu beyaz bir vadi yaratmıştır. Cum'a günü olduğu vakit kullarını buraya davet eder, Hakk Teâlâ a'lâ-i illiyyinden Kürsî'ine inerek cennet ehline tecelli eder. Onlar da zat”“i cemâlini müşahede ederler.”


Allah'u Teâlâ'nın cemalini can gözü ile görürler.
Senenin en makbul günü hangi gündür? diye tartışma olmuş. Senenin en makbul günü Hacıların Arafata çıktığı Arefe günü demişler. Ondan da daha makbulü cum'a günüdür. Cum'a günü hem de mü'minlerin bayramıdır.

(Kenzü'l-İrfan, Hadîs No: 318) Suyûti, el-Camiu's-Sagîr, II, 26.
“Medine-i Münevvere'de bir ay Ramazan orucu tutmak sair memleketlerde bin ay Ramazan orucu tutmaktan daha hayırlıdır. Medine-i Münevvere'de kılınan bir cum'a namazı sair beldelerde kılınan bin cum'a namazından daha hayırlıdır.”