Bilal Nadirin dilinden

Hacı Muhammed Bilâl-i Nadir


İnsanlar Maymundan Türemedir Diyenlere

 

2- Melâikelerin yardımı. Allah'u Teâlâ harbte müslümanlara meleklerle de yardım eder. Bedir cenginde Allahu Teâlâ'nın bin melekle müslümanlara yardım ettiğini üç bin melekle yardım edeceğini, beş bin nişanlı melekle yardım edeceğine dair âyetler var.

“Ey Habibim! Bedir cenginde sana ve ashâbına yardım olarak bin melâike gönderdim, senin yolunu, izini takip eden askere bu bin melek kıyamete kadar yardım edecek.


Eğer bir yerde müslümanlar zafere ulaşamayıp çok büyük zayiat veriyorlarsa Allah'u Teâlâ bu melekleri ve diğer yardımları ile yardım yapmıyor demektir.

3- Ruhaniyetin Yardımı: Dünyadan gitmiş Peygamberlerin ve evliyaların yardımı.

(Sûre-i Bakara, Ayet 154)
“Allah yolunda ölenleri öldü sanmayın, onlar diridir, velâkin siz bilmezsiniz.”


4- Sağ olan Velilerin, evliyaların yardımı:

“Ben Allah'u Teâlâ'nın birliğine yemin ederim ki, sizin evde hasta, sakat, ihtiyar, deli, anormal sandığınız kimselerin içinde öyleleri var ki, sizinle beraber dağları, ovaları geçer, vadileri aşarlar. Sizinle beraber harb ederler. Sizin harbi kazanmanıza yardımcı olurlar. Harbi kazanırlar, siz anlayamazsınız


Sûre-i Tevbe, Ayet 122.
“Her kabileden bir zümre ayır”

ayeti ile Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) ashabdan, Ashâb-ı Suffa'yı ayırmıştır.

Onları harbe göndermeyip cephede asker harb ederken, bunlar devamlı Medine'de Mescid-i Saadette dua eder, secdeye kapanır, müslümanlara zafer verilmesi için dua ederler. Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem) öyle emrederdi. Hakiki zakirlerin duası, her zaman için geçerlidir.

5- Elindeki silahın yardımıdır.

Bir müslüman Kur'ân-ı Kerim'e islâmiyete Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'e keder getirecek bir söz, iş, hareket yaparsa Allah'u Teâlâ ona bu dünyada iken kahrından bela verir. Eğer yapıyorda belâ vermiyorsa o kimse Allah'u Teâlâ'nın gadabını kazanmıştır. Allah'u Teâlâ Şeddad'a, Nemrud'a, Firavun'a verdiği mühlet gibi kendine mühlet veriyor. Ahirette azabını artıracaktır. Değilse Allah'u Teâlâ ona dünyada bela verir, tevbe istiğfar ettirir ve sonunda yine cennetlik eder.

Sûre-i Ahzab, Ayet 41; Sûre-i Haşr, Ayet 18; Sûre-i Mücadele, Ayet 12.
“Ya Eyyühellezine Amenu”¦”


Ey Allah'a iman edenler! Buna göre iman edenler kötülük yaparsa cezasını hemen görür. İnanmıyorsa onun cezasını ahirete bırakır.


Bismillahirrahmanirrahiym

İNSANLAR MAYMUNDAN TÜREMEDİR DİYENLERE:

Zamanımızda fen adamlarının pek çokları maymunların iç organlarının bazıları insanın iç organlarına benzeyince:
"İnsanlar maymundan türemedir" diyorlar. Bu tamamen yanlış bir fikirdir. Tâ İsa (Aleyhis-selâm), Musa (Aleyhis-selâm) zamanında Peygamberlerinin bedduası, Allah'u Teâlâ'nın gadabıyla bazı kavimler şekillerini değişip ayı ve maymun sûretine girmişlerdi.

Yani insanların Allah'u Teâlâ'ya ve Peygambere itaat etmeyenlerini Allah'u Teâlâ bu dünyada cezalandırıyor, insan şeklinden ayrılıp maymun, ayı, domuz oluyordu. Ondan evvel ayı, maymun ve domuz yoktu demek değildir. Bu hayvanların hepsi daha evvel vardı ama insanların azgınları onlara karışıyordu.

Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in:

(Râmûzu'l-Ehadîs, Hadîs No: 5711) İmâm-i Şa'râni «Ölüm-Kıyâmet-Ahiret», Hadîs No:
“Nefsim yedi kudretinde olana yemin ederim ki, ümmetimden bir kısım insanlar aşırı sevinçli bir oyun ve eğlence üzerinde geceleyecekler, sabah olunca, haramları helâl saydıkları, çengi edindikleri, içki içtikleri, faiz yedikleri, ipek giydikleri için birer maymun ve hınzır (domuz) haline dönecekler.”