Bilal Nadirin dilinden

Hacı Muhammed Bilâl-i Nadir


Mevlid-i Şerif

 

Bismillâhirrahmânirrahîym


Mevlid meclislerinde başlangıçta; Sûre-i Ahzab Ayet 56 okunarak başlanır. (İnnallahe ve melâiketehu yusallûne alennebiy yâ eyyühellezine amenu sallu aleyhi ve sellimu teslîmâ).
Sonra, Salâvat-ı Şerîfe: Allahümme salli ve sellim ve barik alâ seyyidina Muhammedin ve ala âlihi adedeke mâlillahi veke mâ yeni kûbike mâlihi.

Salâvatın içinde geçen seyyidina yerine her tekrarında aşağıdaki kelimeler konularak tekrar edilir.

1- Seyyidina,

2- Ashâbına,

3- Hayr'ül-vera,

4- Bahr'ül-ata,

5- Şems'üd-Dûha,

6- Bedr'üd-Düca,

7- Habibine,

8- Tabibine,

9- Resûlune,

10- Nur'ül-Hudâ.

Almanya'da çok büyük zannedilen bir vaiz “Mevlüd okumak aynı şarkı söyleme gibidir” diye vaaz etmiş. Buna karşı deriz ki: Şarkı; Her hangi alelâde bir insana söyleniyor. Hem de onun güzelliği vasfediliyor. Nefis, şehvet gibi nefsin şeytanın arzularını dile getiriyor. Allah'u Teâlâ'nın sevmediği nefsin, şeytanın hoşuna gideceği şekilde söylüyor. Şarkı, türkü genellikle bir kadının bir erkeğe bir erkeğinde bir kadına veya manzara, hayvan vs. için söyledikleri sözlerdir.

Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'i mevlidde övmek şarkı, türkü söylemeye benzetilir mi? Vaaz eden bir din adamı bunu nasıl söyler? Kur'ân-ı Kerim'de Allah'u Teâlâ Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'i defalarca tekrar tekrar bizim mevlidde övdüğümüzden, öveceğimizden kat kat fazlası ile övüyor.

Sûre-i Enbiya, Ayet 107.
“Ey Habibim! Seni alemlere rahmet olarak gönderdim.”


Sûre-i Ahzab, Ayet 40.
“O Muhammed bütün peygamberlerin baştacıdır.”


Muhammed ve O'nunla beraber olanlar Hazreti Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali (Radiyallahu anhu) onları vasıfları ile övüyor. Ayrıyeten ona tabii olmak ve onun gibi olmamızı, olmaya çalışmamızı defalarca söylüyor. Sadece Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'e müjdeci olarak gelen, onu öven, onun hakkındaki övücü âyetler yazılsa bir mevlid kitabı kadar kitab olur. Ayrıyeten hadîs-i kudsilerde birçok defalar yine Allah'u Teâlâ bizim mevliddeki öveceğimizden kat kat fazlasını söylüyor.

##Hadisikutsi##
buyuruyor.

Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) nurdur.

Allah'u Teâlâ Kur'ân-ı Kerim'de, İncil'de, Tevratta, Zebur'da bizim mevlidde övdüğümüzden daha fazla överek bu kadar üzerinde durduğuna göre hakiki bir müslüman olarak hem mevlid de hem sohbette, hem kaside de ömür boyu ümmet olarak övmemiz lâzım. Kur'ân-ı Kerim'de bir defa olsun geçene ayet denir.

Kur'ân-ı Kerîm büyüklü küçüklü 114 sûredir. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) bir çok sûrelerde geçiyor. Yani Allah'u Teâlâ'nın üzerinde durup uzun boylu anlattığıdır. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'i Allah'u Teâlâ bir, beş ayette değil bir çok sureleri onun hakkında indiriyor. Hem de överekten söylüyor. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in bir sefer ismi söylense bize salâvat-ı şerife getirmek vacib oluyor.

Allah'u Teâlâ bu kadar sûrelerde üzerinde durup överse o övdüğünü biz mevlid de, kaside de övmemiz lâzım gelirken bid'attir, uydurmadır, yapmayın caiz değildir dersek haşa! sümme haşa! Acaba bu da mı bize vacip oluyor? O alime derim ki: Kur'ân-ı Kerim'e inanıp sahip çıkıyorsan Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'i öven ayetlere niçin sahip çıkmıyorsun? Çıkıyorum diyorsan yalancısın. Allahu Teâlâ ayette övsün, sen övülmesine mani ol.

Her peygamberi Allah'u Teâlâ bir veya bir kaç surede övse bile Allah'u Teâlâ'nın Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in üzerinde durduğu ve onu övdüğü gibi diğer peygamberler övmüyor.