Bilal Nadirin dilinden

Hacı Muhammed Bilâl-i Nadir


Musafaha

 

Bismillâhirrahmânirrahîym



1. Mevlid bid'at okunmaz, okumak iyi değil diyenlere,

2. Salâvati şerifeye kıymet vermeyenlere,

3. Cami içinde ve avlusunda musâfaha yapılmaz diyenlere cevaben deriz ki:

(Sahih-i Buhari Tecridi, Sarih, Cild 10, Hadîs No: 1659)
“... Kâ'b (rivâyetine devam ederek) der ki: nihâyet mescide girdim. Resûlullah oturmuştu. Etrafında Ashâb çevrelenmişti. Hemen İbn-i Ubeydullah kalktı, koşarak geldi. Musâfaha etti. (elimi sıktı) ve beni tebrik etti. Vallahi muhacir kardeşlerden Talha'dan başka kimse bana ayağa kalkmadı. İla Ahir.”


Yukardaki bu hadîsde Hz. Resûlallah'ın huzurunda, camide musâfaha yapıldığının açık delili değil midir? Bu da bid'at olmadığını göstermektedir. İlk musafaha bizim dinimizde olmuştur.
Evvelâ şunu söyleyelim ki, Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) buyurdu:
"Benden sonra benim ümmetim 73 fırkaya ayrılır. Hepsi cehennemliktir. Birisi kurtulur. Sahabîler sordular:
- O kurtulan fırka hangisidir, Ya Resûlullah?

Sûnen-i İbn-i Mâce, Cild 10, Hadîs No: 3993; Râmûz-ul Ehâdîs, Hadîs No: 3213; Envârü'l AÅ
Ben ve benim Ashâbım ne yolda, ne itikatta gitti ise, ondan ayrılmayandır."


Bu da ehli sünnet itikadıdır.

(Sûre-i Enbiya, Ayet 93)
“Bazı milletler din işlerinde kendi aralarında fırka fırka oldular. Hepsi de bize dönücülerdir.”


Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'e inanmak onun Peygamberliğini kabul etmek o da imanın şartındandır. İmanın şartının dördüncüsü Kelime-i Şehadet getirmektir. Bir insan "Lâ ilahe illallah Muhammed Resûlullah" demedikten sonra Müslüman olmaz. Bir kimsenin müslüman olabilmesi için Peygamberimizi tasdik etmesi şarttır.

Peygamberimizi tasdik ettim deyip dille söyleyip tam inanmayıp onun sevgisini artıran, yayan, kaside, musâfaha, salâvat-ı şerife, mevlid gibi şeyleri yasaklarsa o sadece dille "Muhammed Resûlullah" demiş olduğu, yalandır. Münafığı da, fasığı da, asıl müslüman biziz der şehadet kelimesi getirir, hatta kâfirlerdende Muhammed Peygamberdir diyenler var. Münafıkta, fasıkta abdest alır, namaz kılar, oruç tutar, zahirde İslâmî vecibelerinin hepsini yerine getirir.

Bir tek suçu Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) ve Ashaba tam inanmayıp arada ikicikli kalmasıdır. "Lâ ilahe illallah Muhammed Resûlullah" der. Bizim dememiz onların dediği gibi olmayacak, onu ömür boyu öveceğiz. Onu öven, tanıtan, onun sünnetini yayan, onu kendine bir numune bilen herkesi candan yürekten seveceğiz. O sevdiğimiz Peygamberimizi övdüğü için seveceğiz. Peygamberimizin hatırı için onu seveceğiz. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in her halini kendimize bir numune bileceğiz. Sünneti Resûlullahı hem yapacağız, hem öğreteceğiz.

Berîka, Cild 1, s. 235; İrşâd, Cild 1, s. 67; El-Uhudül-Kübra, (İmâm-ı Şa'râni) s. 45; 5
“Ümmetimin fesada gittiği zamanda sünnetimi ihya eden kimseye 100 şehit sevabı vardır.”


Sünneti ihya edip onun yaptıklarını yapan, halka öğreten kimse onun hatırı için o kadar yükselince onun sevgisinden, sünnetinden, musâfahasından, mevlidinden, müslümanları soğutana, ayırana, kesene, o nisbette Allah'u Teâlâ tarafından zarar ziyan gelmez mi? Bu kadar yükselip, sünnete tabi olup onu halka öğretirse, sen de onun aksini yaparsan, o onun hatırı için Allah'ın rızasını kazanır.

Sende yarın mahşerde onun hatırı için Allah'ın gadâbını kazandın demezler mi? Kur'an okumanın çok büyük sevap olduğu malum. Kur'an'ın en fazla öğdüğü Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in, mevlidde övülmesini, camide musafahasını yasaklarsan, senin okuduğun Kur'an seni kurtarır mı? Peygamberimizi övmek, sevmek, ona salâvat getirmek imanın altı şartından birisidir.

Yoksa ben müslümanım deyip sadece dille salâvat-ı şerife getirmek yetersizdir. Biz hepsine hakkı ile uyup iman etmemiz lâzımdır. Bunların tersini yaparsan iman etmiş sayılmazsın. Bir insanın, imansız gitmesine, cehennemden çıkmamasına sebep olur. Sen de Peygamberimizi öven, mevlid, musâfaha, salâvat-i şerife ve vaazlarda özel olarak Peygamberimizin övülmesine bunların hangisi olursa olsun, birisine karşı çıkarsan Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'i sevmemiş, ona hürmet etmemiş olmaz mısın?