Bilal Nadirin dilinden
Hacı Muhammed Bilâl-i Nadir
Salavat-i Şerife
Bismillâhirrahmânirrahîym
El-Uhudü'l-Kübra (İmam-ı Şa'râni), s.347; Mir'ât-ı Kâinât, Cild 1, s. 639.
“Her kim bana salâvat okursa cennette ki yerini görmeden ölmez.”
(İmâm-ı Şa'râni «Ölüm-Kıyâmet-Ahiret», Hadîs No: 227, s. 163)
“Ümmetimden bir zat mizan başında iken tartılan sevabı hafif gelmiş vaziyette bulunduğu sırada birdenbire Aziz ve Celil olan Allah tarafından yanına bir kağıt parçası gelir. O zat da onu açınca görür ki içinde bana okuduğu salât ve selâm vardır. İşte bu salât ve selâmla onun mizandaki sevabı ağır gelir ve o cennete girer”
buyurulmuştur.
(Râmûzu'l-Ehâdîs, Hadîs No:3662)
“Meclislerinizi bana olan salât-ü selâmlarınızla süsleyin! Çünkü bana olan salât-ü selâmınız kıyamette sizin için (sırat üzerinde) bir nurdur.”
(Râmûzu'l-Ehâdîs, Hadîs No:3815)
“Evlerinizde namaz kılın oraları kabir edinmeyin. Evimi (kabrimi) de bir bayram (yeri) yapmayın. Bana salat-ü selâm da bulunun, nerede olursanız olun, bana salât-ü selâmınız ulaşır.”
(Râmûzu'l-Ehâdîs, Hadîs No:5277)
“Kim Allah'a hoşnud olarak kavuşmak isterse bana çok salât-ü selâm getirsin”
(Râmûzu'l-Ehâdîs, Hadîs No:5814)
“Beni hayvana binen kişinin kadehi gibi yapmayın: O suyu içine koyar, muhtaç olduğu zaman içer, ihtiyacı olmadığı zaman onu döker. Beni sözünüzün ilki, ortası ve sonu yapın. (Üzerime salâvat getirin.)
(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 3, Hadîs No: 907)
İhyâu'Ulumi'd-Dîn, Cild 1, Hadîs No: 977, s. 8
“”¦Amir bin Rabîa (Radiyallahu anhu)'den rivâyet edildiğine göre: Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem): şöyle buyurdu demiştir:
- Benim üzerime salâvat getiren hiç bir müslüman yoktur ki üzerime salâvat getirdiği sürece, melekler onun üzerine salâvat getirmesin. (Ona dua ve istiğfar etmesin) Artık kul şu salâvat-ı az getirsin veya çok getirsin.”
(Delâil-i Hayrat Şerhi «Kara Dâvûd», s. 38)
“Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem) Efendimiz şöyle buyurdu:
- Bana salâvat okuyan her kulun salâvatı ağzından çıkar, çıkmaz yola koyulur. Ne deniz bırakır, ne de kara, ne şark kalır ne garb. Her yana dağılır ve şöyle der:
- Ben falanın oğlu falan kimsenin salavatıyım. Benimle seçkin yaratılmışların hayırlısı Muhammed (Sallallahu aleyhi vesellem) üzerine salâvat okudu der. Onun bu sözünün duyan her şey (canlı-cansız, karada ve denizde ne varsa) onun üzerine salâvat getirir.”
(Mir'ât-ı Kâinât, Cild 1, Sayfa: 60)
“Salâvat veren kimsenin salâvatı Arş'dan başka yerde durmaz. Yolda uğradığı melekler, birbirine bu salâvat-ı verene siz de salâvat verin der, Allah'u Teâlâ o kimseye o şekilde rahmet ve mağfiret eder. Kıyamette de bana arz olunur.”
(Mir'ât-ı Kâinât, Cild 1, Sayfa: 61)
“Ümmetimden bana salâvat okundukça bir melek: “Ey Ahmed (Aleyhis-selâtü vesselam), fülan oğlu falan sana şu kadar salâvat verdi” diye bildirir.”
“Allah'u Teâlâ'nın bazı melekleri vardır yeryüzünde dolaşıp ümmetimden bana salât-u selâm getirirler. Allah'u Teâlâ benim kabrime Salsail adlı bir melek vazifelendirmiştir. Horoz şeklinde olup başı arş altında, ayakları yedi kat yerin altındadır. Üç kanadı vardır, biri doğuda biri batıda biri kabrim üstündedir. Bir kimse salâvat-ı şerife okursa, o melek bu salâvat-ı alıp o salâvat-ı “Ey Muhammed! falan oğlu falan sana salâvat-ı şerife etti deyip nurdan yaprak üstüne yazar. Yirmibin günahı affolur, onun için yirmibin tuğba ağacı dikilir kıyamette ameli tartılıp hafif geldikte mizanı tutana sabret onun benim yanımda emaneti vardır derim. O da Ey Allah'ın sevgilisi bu gün senin dediğin olur der. Ben de yanımda olan salâvat kağıdını açıp mizana koyarım ağır olması için Allah'u Teâlâ'ya dua ederim. Zeynül Mecalis'de de yazar.”
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) duadan önce “Sübhane Rabbiyel aliyyil a'lel vehhab” derdi ve yine buyurdu. Dua edecek kimse salâvat okusun. Çünkü bu muhakkak kabul edilir ve Allah'u Teâlâ iki duadan birini kabul diğerini red etmekten daha üstündür.
Bu sayfada kullanılan kaynaklar
- El-Uhudü'l-Kübra (İmam-ı Şa'râni), s.347; Mir'ât-ı Kâinât, Cild 1, s. 639.
- (İmâm-ı Şa'râni «Ölüm-Kıyâmet-Ahiret», Hadîs No: 227, s. 163)
- (Râmûzu'l-Ehâdîs, Hadîs No:3662)
- (Râmûzu'l-Ehâdîs, Hadîs No:3815)
- (Râmûzu'l-Ehâdîs, Hadîs No:5277)
- (Râmûzu'l-Ehâdîs, Hadîs No:5814)
- (Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 3, Hadîs No: 907) İhyâu'Ulumi'd-Dîn, Cild 1, Hadîs No: 977, s. 8
- (Delâil-i Hayrat Şerhi «Kara Dâvûd», s. 38)
- (Mir'ât-ı Kâinât, Cild 1, Sayfa: 60)
- (Mir'ât-ı Kâinât, Cild 1, Sayfa: 61)