Bilal Nadirin dilinden
Hacı Muhammed Bilâl-i Nadir
Zikrullah'a Başlama Usulu
Ey nokta-i hakîkat sensin sevâd-ı a'zam
Ayinedir cemâlin göründü sende hep âlem
Esmasını bilcümle Hak insâna teslîm etdi bak
İnsan imiş mukarreb ben bildim ism-i a'zam
Bilsem niçin mürâi etmez sücûd-ı Adem
Terketdi emr-i Hakk'ı Şeytana uydu o her dem,
Ademdedir kerâmet âdemden iste Hakk'ı
Ben Ademi yaratdım dedi Hudâ mükerrem
Kâ'be yerinden aldı Hak Adem'in toprağın
Budur kadîmi Kâ'be gel secde et hey âdem
Kâküllerini kaldır şahım cemâlin örtmüş
Seyyid Nizamoğlu'na göster yüzünü bir dem.
Seyyid NİZAMOĞLU
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)’i öldürmek için Hz. Ömer (Radiyallahu anhu) fedai olarak geldi. Bir anda kalbindeki küfür, masiyet, kin hepsi yok olup gitti, yerine iman nuru doldu. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) Hz. Ömer (Radiyallahu anhu)’e o anda ne öğretti? Bir konuşma, bir söz yok. İşte manen o noktanın bir zerresini öğretip, irşâd etti. Buna tasavvufta “İrşâd” denir.
Bir zât rüyasında Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'i görüyor ve: “Yâ Resûlullah! Biz toplu olarak halaka-i zikri yapıp arkasından da Sana ve bütün mü'minlere dua ediyoruz. Bundan haberdar mısın?” diye soruyor. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem): “Her meclisinizden haberdarım, sizin yaptığınız bana geliyor. Şunu unutmayın Kur'ân'la başlayın, Kur'ân'la bitirin. Yani ilkinde ve sonunda muhakkak Kur'ân okuyun buyuruyor.
Zikrullaha Başlama Usulü:
Herkes abdestli olup, diz çöker ve Allah'u Teâlâ'yı, Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'i, kendi kabahatlarını, mahşeri, mizanı, ölümü düşünerek huzur eder.
Huzur-u Rabıta Şöyledir:
1-) Cenâb-ı Hakk Teâlâ hazretleri bana benden yakın. Ben O'nu görmüyorum ama O beni görüyor.
2-) Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) Efendimiz hazretlerinin Nuru Nübüvveti güneş gibi üzerime doğmuş. O'nun manevi ziyası altındayım.
3-) Hazreti Pir Şeyh Abdulkadir Geylâni Efendimizin (Kaddesallâhu sırrahu) sağ eli başımın üstünde O'nun hıfzı himayesi altındayım.
4-) Bu oturan ben değilim Şeyhim Hacı Muhammmed Bilâl Nâdir hazretleridir, der.
Huzur-u Rabıta her zaman yapılmalıdır. Ya Şeyhini elbise gibi üzerine giymiş yahut da kendi yok O var. Böyle huzur ede ede uzun zaman çalışır sonunda ilk defa Şeyhte yine uzun zaman çalışır. Sonra Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem)'da yine uzun müddet devam ede ede daha sonra Hakk Teâlâ'da fani olur. Fani yok olmaktır. Kimde var olacaksa onda var olur. Kendisi yok o vardır. Hakk Teâlâ da fani; Hakk Teâlâ'nın vücudundan başka bir şey kalmaz. O hâldir dille anlatmakla anlaşılmaz.
Her nereye baksam Şeyhim kendi var,
Şimdi boynumuzda Şeyh kemendi var.
Bu, huzurla çalışmayla olur. Zikre başlarken, boş zamanlarında, ders çekerken ne kadar huzurlu olabilirsen o kadar iyidir.