EHL-İ SÜNNET VE’L CEMAAT MEZHEBİNİN ÖNEMİ

EHL-İ SÜNNET VE’L CEMAAT MEZHEBİNİN ÖNEMİ

EHL-İ SÜNNET VE’L CEMAAT MEZHEBİNİN ÖNEMİ

İmam-ı Azam; mezhebi uğruna canını feda etti. İşte mezhep bu kadar mühimdir. O zamandan bu zamana kadar bütün dünyada şu meseleye İmam-ı Azam şunu söylemiş, İmam-ı Yusuf ve İmam-ı Muhammed bunu söylemiş, İmam-ı Şafiî'ye, İmam-ı Mâlik'e, İmam-ı Hanbeli’ye göre şöyledir, böyledir denilir. Bunların dışında ve bunlara ters düşen fetvalar kabul edilmezdi. Şimdi aynı Hanefî mezhebi veya dört mezhepten imiş gibi görünüp, onların sözü imiş gibi kendi bâtıl mezhep görüşlerini ileri sürüyorlar.

İmam-ı Azam'ın 70 yaşının her gününe yazdığı kitap sayfası 17’dir. Onun kadar çok kitap yazan belki de gelmemiştir. İmam-ı Azam Efendimizin 60 bin dini meseleye çözüm ürettiği rivayet edilmiştir.[1] Kitapları âyetle, hadîsle tasdik edilip, edille-i şer'iyyeye tam uygundur. Açıklamadığı hiç bir mesele, en ufak gizli bir taraf ve şüpheli kısım bırakmamıştır. Sözleri ve kavli Reşat altını gibi gittikçe değer kazanmaktadır. Bunların kavillerini bırakıp, kendi mezheplerinin görüşlerini  söyleyen felan âlim, felan hoca, felan fakı, felan şeyh şöyle dedi, böyle dedi diye fikirleri kurcalayan, milleti ayrı ayrı görüşlere, zihniyetlere bölen sözler söyleyip, bâtıl fikirler ortaya atılmaktadır. Sen İmam-ı Azam mezhebinden isen avurdunu doldura doldura neden evvelkiler gibi İmam-ı Azam'a, İmam-ı Yusuf'a, İmam-ı Muhammed’e göre şöyle; İmam-ı Şafiî’e, İmam-ı Hanbeli’ye, İmam-ı Mâlik’e göre böyle demiyorsun. İsmini cismini duymadığımız Vehhabi fikirli yeni isimlerle fetva veriyorsun. Onlarda âlim olabilir, amma hiç bir zaman için İmam-ı Azam ve yukarıda saydıklarımızın dengi olmasına imkân yoktur. İmam-ı Azam deyince her cebinden yüzbinlerce o âlimlerden âlim çıkar. Dünyanın hiç bir yerinde ehli sünnetten ve dört mezhepten olan İslâm toplumu mezhep imamları zamanından günümüze kadar «Zuhr-u âhir'i» terk etmemiş, kılmışlardır.

Ehl-i Sünnet ve’l-cemaat mezhebi itikatta bir olup amelde dörde ayrılır. Bu mezhebleri daha sahabeden hemen sonra ayet ve hadise uygun olarak kuran bu büyük imamlardır. Bu dört mezhebin dışındakilere fırka-i dalle denilmiştir. İşte bu Hadis-i Şerif Ehl-i Sünnet olan ve olmayanları açıkça beyan etmektedir:

- “Ümmetim yetmiş üç mezhebe ayrılır. Hepsi cehenneme gider. Yalnız biri  kurtulur.

- Onlar kimlerdir Ya Resûlullah? deyince;

- Ben ve benim Ashabım ne itikatta iseler ondan ayrılmayanlardır”[2] diye buyurmuştur.

Peygamberimiz (Sallallâhu Aleyhi Vesellem) veda hutbesinde:

Ey Müminler!

“Ben size öyle bir şey bıraktım ki, ona sımsıkı sarılırsanız, hiçbir zaman doğru yoldan sapmazsınız. O, Allah'ın Kitabı ve Allah'ın Peygamberinin sünnetidir.”[3] diye buyurmuştur.

Daha ilk dönemlerde Abbasiler zamanında 500’ün üzerin de, o zamanın alimleri toplanmış ve Peygamberimizin haber verdiği bu Fırka-i Naciye yani Kur’an’a ve sünnete uygun olanların bu dört ehli sünnet mezhebi Hanefi, Maliki, Hanbeli ve şafi olduğunu diğerlerinin Fırka-i Dalle olduğunu tesbit etmişlerdir.

Mızraklı ilmihalde; ben Hanefi mezhebindenim demenin manası şudur:

- “Ben İmam-ı Azamı imam edindim onun Kur’an ve Hadis-i Şeriflerden anlayıp çıkardığı meseleleri kabul ettim ve onun sözüyle ameli seçtim.” demektir.[4]

İşte ben Hanefi mezhebindenim demek veya Hanbeli, Şafi, Malikiyim demek onların fetvalarını kabul ettim demektir. Ben Hanefiyim deyip onların bazı fetvalarını alıp bazısını almamak doğru değildir.

 

[1] Vecdi Akyüz’ün Dört Mezhep İmamı adlı kitabına müracat.

[2] Sünen-i İbn-i Mâce, Cild 10, Hadis No: 3992; Taberânî, Mu’cemu’l-Kebir, Hadis No: 13481; Râmûzu'l- Ehâdîs Hadîs No: 3213; El-Uhudül Kübra, (İmâm-ı Şa'râni), s.15; Gunyetü't-Talibiyn, s.260; Marifetnâme, s.497; Hayatü's-Sahabe, Cild 1 s.19.

[3] İbn-i İshak, Sîre; İbn Hişam, Siretün Nebeviyye; İmam Malik, Muvatta; Beyhaki, Sünenül Kübra, Delâilün Nübüvve; Hakim, Müstedrek; Taberi, Mu’cemul Kebir, Tarih.

[4] Mızraklı İlmihal, Sayfa 7.

FOTOĞRAFLARTÜMÜ

Bilal Babam
Hilmi Babam