GAZİANTEP' Lİ HACI MUHAMMED BİLAL NADİR HAZRETLERİNİN DERSİ ŞUNLARDIR

Gaziantep’li Hacı Muhammed Bilal Nadir Hazretlerinin Dersi Şunlardır:

1) Her beş vakit namaz sonunda üç Fatiha, üç İhlas (yani Gul huvallahu ahad), üç Salâvât-i Şerife okur. Hâsıl olan sevabı evvelâ Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa  (Sallâllâhu Tealâ aleyhi vesellem) efendimizin ruhuna bağışlar. Ondan hâsıl olan sevabı cemî-i cümle Peygamberlerin, Sahâbe-i Güzin efendilerimizin Cihar-ı Yâri Güzin efendilerimizin ruhlarına bağışlar.

2) Üç İhlâs, bir Fatiha okur, ondan hâsıl olan sevabı Şeyh Abdulkâdir Geylâni (Gaddesallâhu Sırrahul Aziz) Hazretlerinin, Seyyid Ahmed’ür-Rufâi Hazretlerinin, Muhammed Bahaüddîn Nakşibend’i Hazretlerinin, Ökkâşe bin Mahsen (Radiyallahu anhu) Hazretlerinin, Veysel Karanî Hazretlerinin ve bütün tarikât pirlerinin ve meşayıhlarının ve evliyalardan bağışlamak istediklerinin ruhlarına bağışlar.

3) Üç ihlâs, bir Fatiha okur, ondan hâsıl olan sevabı Şeyhimiz Hacı Muhammed Bilâl-i Nâdir Hazretlerinin, Hilmi Baba Hazretlerinin ve onun âlinden, evlâdından, ezvacından ve ihvanlarından ahirete irtihal edenlerin ve bütün ehl-i imanın ruhlarına bağışlar. Bunlar her beş vakit namaz sonunda yapılacak derstir.

Ayrıca kendisi için günün herhangi bir vaktinde:

1) 100 defa Estağfirullah el aziym.
2) 100 defa Salavât-ı Şerife. (Allahumme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed)
3) 200 defa Lâ ilâhe illâllah,
4) 100 defa Allah, Allah ismini  çeker. Bu dersin toplamı 500 eder.

Daha sonra kişi bu dersini arttırmak isterse, bu dersi her beş vakit namazın sonunda çeker. Böylece 2500 olur. Her beş vakit namaz sonunda çekmek zor olur derse, 2500’ün hepsini bir vakitte çeker. 24 saat içerisinde bir vakit tayin eder. Mümkünse hergün aynı vakitte çeker. Bir defada çekmek isterse, bu da şöyledir:

1) 500 defa Estağfirullah el aziym.
2) 500 defa Salâvât-ı Şerife. (Allahumme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed)
3) 1000 defa Lâ ilâhe illâllah.
4) 500 defa Allah, Allah ismini çeker.

Ayrıca gezdiği yürüdüğü yerde abdestli ve abdestsiz, işinin başında gece ve gündüz kendisi duyacağı şekilde yapabildiği kadar “lâ ilâ he illâllah zikrine” devam eder.

Günlük çektiği 2500 dersten fazlasını yapmak isterse de; gecenin üçte biri kalınca seher vakti bitimine kadar her iki rekâtta bir selâm vermek üzere on iki rekât teheccüd namazı kılar. Kılamayanlar iki rekât kılsa da olur. Namazın sonunda 800 Bismillahirrahmanirrahiym ve 133 adet Salâvât-ı Şerife okur.

Sonra Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)’in huzurunda duruyormuş, gözlerinin önündeki perde hemen kalkıp, açılıp görecekmiş gibi düşünür ve bu huzur ile en az 200 defa, “es-selâtü ves selâmü aleyke yâ Resûlullah” çeker. 100 defa İhlâs; 100 defa Fatiha okur. 5 dakika da zikrullah yapar. Arkasından da duasını eder. Bunları devamlı olarak sebat ile yapan kimse acaip, garaiplere erer. Şöyle ki:

Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem): “Ölmeden evvel ölünüz,”[1] diye buyuruyor. Ölünce göreceğimiz yerleri bu dünyada ölmezden evvel görürüz. Daha insanın aklından, hayalinden geçmediği, tasavvur edemediği sayılamıyacak kadar Allah’u Teala ile kendi arasındaki şifreli, hal, işaret ve sair haller olur; görür, bilir, sezer, müşahede eder.

Yine Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) buyuruyor ki: “Kul ile Allah’u Teala arasında yetmiş bin nur’dan, yetmiş bin de zulumattan perde vardır.”[2] İşte bir kimse ibadette sebatla çalıştığı sürece, bu perdeleri geçer ve Hakk’a yakın olur.

Bu yapılacak olan gece derslerinin hepsini yapamaz ise, yapabildiği kadarını yapar. Mümkünse bunları Huzur-u Rabıta ile çeker.

HUZUR-U RABITA ŞÖYLEDİR:

1) Cenab-ı Hakk Teala Hazretleri bana benden yakın. Ben onu göremiyorum ama o beni görüyor.

2) Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa (Sallallahu Teala aleyhi vesellem) Efendimizin Nûr’u Nübüvveti güneş gibi üzerime doğmuş, O’nun ziyası altındayım.

3)  Pirimiz Hazreti Şeyh Sultan Abdulkadir Geylâni (Gaddesallahu sırrahul Aziz) Hazretlerinin sağ eli başımın üzerinde.

4)  Bu oturan ben değilim. Şeyhim Hacı Muhammed Bilâl Nadir Hazretleri der. O ânı yaşıyormuş gibi düşünür.

اَللَّهُمَّ عَلِّمْنَا بِعِلْمِ لَا اِلهَاِلَّااللّٰهِاَللَّهُمَّ شَرِّفْنَا بِشَرَافَةِ لَا اِلهَاِلَّااللّٰهِ

“Allahım! kelime-i tevhidin ilmiyle bize ilim ver, Allahım! bizi kelime-i tevhidin şerefiyle şereflendir.”

 

 


[1] Marifetnâme, s. 477, 962; Müzekkin-Nüfus, s.140,412

[2] Ramuz’ul Ehadis, Hadis No: 4156

FOTOĞRAFLARTÜMÜ

Bilal Babam
Hilmi Babam