Haki Payi Fahri Alem Mustafa 5

Hacı Muhammed Bilâl-i Nadir


Sayfa 1/154
Sonraki Sayfa

Hazreti Ömer (Radiyallahu Anhu)

 

 

Bismillahirrahmanirrahiym

 

 

 “Ben Ömer'i öyle gördüm ki, girdiği sokağın başında şeytan duramaz. Şeytan O'ndan kaçar.” (Râmûz-ul Ehadîs, Hadîs No: 4670; Mir'at-ı Kainat, Cild 1, Sayfa: 671; Sahih-i Müslim, Cild 7, Hadîs No: 22 (2396); Sünen-i Tirmizi, Cild 6, Hadîs No: 3936)

 

Hz. Ömer (Radiyallahu anhu)'e bir gün  şeytan gaflet uykusu verir, sabah namazına kaldırmaz, güneş doğduktan sonra namazı kılar. Hazreti Ömer (Radiyallahu anhu) o gün sabah namazını vaktinde kılamadığına müteessir olur ve akşama kadar tevbe istiğfar eder, ibadet, taat eder, yalvarır, niyazda bulunur. Yatsı namazını kıldıktan  sonra yatar, sabah namazına kendisini bir ses uyandırır. Bu sesin şeytandan olduğunu, Hz. Ömer (Radiyallahu anhu) Faruk (fark-eden) olduğu için derhal farkına varır. Uyanır namazı kılar ve Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in yanına gelir, hâdiseyi olduğu gibi anlatır.

- Ya Resûlullah! Şeytan insanı namaza kaldırır mı? Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) buyurur:

- Seni birinci gün sabah namazına uyandırmayan şeytan, ikinci gün sabah namazına erkenden uyandıran da şeytandır. Birinci gün, sen sabah namazına kalkamadım diye çok müteessir oldun. Akşama kadar ibadet, taat, dua, zikir ve tesbihe devam ettin. Bu Allah'u Teâlâ'nın hoşuna gitti. Sabah namazına kalkıp namazı kıldığının on misli sana sevap yazdı. İblîs bundan korktu. “Bu günde sabah namazına kalkamazsa, yine akşama kadar çalışır, on misli sevap alır” diye seni ikinci gün sabah namazına erkenden uyandırdı.

Bunda bizim için alacaklar var. Hem Hz. Ömer (Radiyallahu anhu)'in girdiği sokağın başında şeytan duramayıp kaçıyor, onun olduğu cemaate yakın olamıyor, hem de ibadetini yapmasına, namazına engel olup karışıyor.

* * *

Sayfa 1/154
Sonraki Sayfa