Nikah ve Cenaze
Hacı Muhammed Bilâl-i Nadir
Cenazenin Yıkanma Şekli
Eğer yıkayıcı kadınsa; Hayız, nifas ve istihaze gibi meşrû özürleri olmaması ve tam bir taharet içerisinde bulunup gusul abdesti almış olması lazımdır.
Ölüyü yıkayan kimse üzerine pis su sıçramaması için peştamal tutması uygun olur.
Ölü yıkayacak kimsenin önce gusletmesi menduptur. Hatta yardımcılarının da gusul abdesti almaları daha iyi olur.
Yıkayıcının şahsi işleri tamamlandıktan sonra ölünün başına geçerek :
Eûzubillahimineşşeytanirraciym Bismillahirrahmanirrahiym
Niyet ettim bu cenazeyi yıkamaya veya bu cenazenin gusul farzını kaldırmaya der ve yıkama sona erinceye kadar
Gufrâneke yâ Rahman der.
Manası: [Ey Rahman olan (mabudum) affını dilerim] demektir.
Yalnız bunu açıktan söylemez. Kalbinden söylemesi lazımdır. Burada açıktan Kur’an ve Esmaullah okunmaz. Çünkü Ölünün yıkandığı yerde pislik ve necaset eksik olmaz.
Hanefi mezhebine göre:
Ölünün saç ve sakalı kesilmez, avret mahalli tıraş edilmez, sağlığında temizlemekle mükellef olduğu koltuk altları temizlenmez. . Tırnakları da kesilmez. Hatta ölen kimse sünnetsiz bile olsa sünnet ettirilmez. Saçına ve sakalına tarak vurul-
maz yani taranmaz.
Şâfii mezhebine göre:
Ölünün saçı taranır, bıyık ve tırnakları kesilir ve temizlenmesi gereken kıllar varsa onlar da temizlenir.
Çok önemli Not:
Gerek cenazeyi yıkayan ve gerekse onun yardımcıları ölüde gördükleri çirkin ve kötü halleri başkalarına anlatamazlar.
Eğer ölü de bir nurlanma, bir güzelleşme, bir güzel rayıha duyulur ve görülürse, bunu başkalarına ulaştırmakta bir sakınca yoktur, hatta ibret olması için daha da iyidir.
17- Peygamber efendimiz (sallalahu aleyhi vesellem) bir hadislerinde :
Her kim ölü yıkar da onda gördüğü hoşa gitmeyecek halleri gizlerse, Allah’u tealâ o kimseyi kırk defa mağfiret eder. (Hakim, Ebû Rafi (radiyallahu anhu)’
den; Dürret’ül Fahire Sayfa 131 de de rivayet etmiştir.)
11- Her kim bir ölüyü yıkarsa; Allah onun günahlarını örter…. Ve her kim onu kefenlerse; Allah’u tealâ kendisine “SÜNDÜS”ten elbise giydirir.(Muhtar’ul-Ehadisin-Nebeviyye, Hadis No: 1217)
Cenaze yıkanırken : Yıkayıcı ve yardımcılarından başkasının orada bulunması doğru olmadığı gibi bazı kimselerin oraya girip çıkmaları da doğru bir hareket değildir. Şayet bir ihtiyaç olursa yardımcıları tarafından yerine getirilebilir. En efdalı yıkama işi bitene kadar dışarda beklemektir.
Cenaze yıkanırken ne yıkayıcılar, ne yardımcıları, ne de dışarda bekleyenler, zaruret hasıl olmadıkça konuşmazlar. Bilakis mevta için Allah’u tealâ’dan mağfiret talebin de bulunulmalıdırlar.
(Mukadder yolculuk Sayfa 43-48)