Nikah ve Cenaze

Hacı Muhammed Bilâl-i Nadir


Cenazeyi Taşımak

Cenazenin namazı kılındıktan sonra hemen dağılınılmaz. Cenazeyi kabrine kadar taşımak ve beraber gitmek ve kabrine indirmekte yardım etmek lazımdır.    

           

28) Ebû Bekri Neccar’ın rivayet ettiği hadis de Resûl-ü Ekrem  (Sallallahu aleyhi vesellem) :

            Bir kimse cenazeyi kırk adım taşırsa, O da onun  kırk tane günahını örter.  (Halebi Kebir Sayfa 592)

            Cenazeyi taşımanın ve ölüye hizmet etmenin faziletini beyan eden  hadisler pek çoktur.

           

            29) Ölü kendini taşıyanı, yıkayanı ve kabre indireni bilir. (Ramuz’ul Ehadis Hadis No: 1486)

           

Cenazeyi taşımada sünnet olan dört kişi münavebe ile taşımaktır  Yani cenazenin konulduğu tabut’un dört kolu olmalı. Ve her kolundan bir erkek omuzuna alarak dört köşede dört kişi her on adımda nöbetle değişerek getirilmelidir.

            Meselâ: Sünnet vechi üzere ölüyü taşımak murat eden kimse, evvelâ önden ve tabut’un sol tarafından girip, tabutu sağ omuzuna alarak en az on adım götürür. Sonra aynı tarafın gerisinden yine sağ omzuna alıp on adım götürür. Sonra önden tabutun  sağ tarafından girip sol omzuna alarak yine on adım götürür. Sonra aynı tarafın gerisinden  yine sol omzuna alıp yine on adım götürür ve bu suretle tabutun dört köşesinden  omuzuna almış ve onar adımdan kırk adım taşımış olur. (Dürur ve İbn-i Saad Sayfa 833; H . K. Sayfa 592; Merak’ul  Felah ve Tahtavî Sayfa 331     

           

30)  İbn’un-Neccar, Enes (Radiyal-

lahu anhü) Resûl-ü Ekrem (Sallallahu aleyhi vesellem) :

            Her kim faziletine inanıp Allah’dan sevap ümid ederek tabutun dört köşesinden yüklenip ölüyü taşırsa,  Allah'ü Tealâ ondan kırk sağire günahı siler.

Peygamber efendimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) hazretleri, ashab’dan Sa’d bin Muaz  (Radiyallahu anhü) ün cenazesini taşımış olduğu sıhhatle sabittir.

 

31) Ashabdan Ebû Hureyre (Radiyallahu anhü) :

            Her kim tabutun dört köşesinden  girip onu taşırsa ölünün hakkını ödemiştir. (Dürur ve İbn-i Saad Sayfa 833; Lev. Cild-4, Sayfa 395; Merak’ul Felah Sayfa 159)

            32) Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem) in mevlası kölesi Sevban (Radiyal

lahu anhü) dan:

            Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesel-

lem),  bazı kimselerin binek hayvanlarına binerek bir cenazeye katıldıklarını gördü ve (onlara):

            - Sizler binici olduğunuz halde  Allah’ın meleklerinin ayakları üzerinde yürümelerinden haya etmiyor musunuz? Buyurdu:(Sünen’i İbn-i Mâce, Cild-4, Hadis No: 1480)

 

            Cenazeyi taşımakta  ölüye eziyet etmek caiz değildir. Fakat ölüye eziyet olmayacak ve tabut içinde Cesed çalkalanıp sallanmayacak surette adımlarını açık atmakla  mümkün olduğu kadar sur’atle götürmek  müstehapdır.            

 

33) Ümmi Atiye (Radiyallahu anha) dan:

Biz  (kadınlar)  Resûlullah (Sallal-

lahu aleyhi vesellem)tarafından cenazeyi takip etmekten nehyolunduk. (yasaklandık)Cenazeye ittiba (takip etme)bizim üzerimize farz kılınmadı. [Sahih-i Buharî Tecrid-i Sarih, Cild-4, Hadis No: 633, Sayfa 361; Taberani, Sahih-i Müslim, Cild-3, Hadis No: 34(938)]

34) Ebû Hureyre (Radiyallahu anhü) den, Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

Cenazeyi hızlıca taşıyınız, eğer ölü Salih kimse ise hayırdır, biran evvel hayrı ona kavuşturmuş olursunuz. Eğer ölü Salihlerden değilse şerdir, biran evvel fena bir kimseyi omuzlarınızdan  atmış olursunuz.(Sünen’ün-Neseî, Cild 3-4, Hadis No:1910; Buhari ve Müslim de rivayet etmişlerdir.)

           

Cenazeyi götürürken önünde yürümek bilâ kerahat caiz ise de arkasında yürümek efdaldır. Çünkü cenaze insanlar için  nasihat verici  ve ibret alınacak bir ders ve mevîzadır.

            Cenazenin sağında ve solunda gitmekte dahi bir beis yoktur. Fakat cemaatın hepsi öne geçipde cenazeyi arkada yalnız bırakmak mekruhdur.

Kitapta Ara

Kitap İndeksi