Nikah ve Cenaze

Hacı Muhammed Bilâl-i Nadir


Kadın Mezarını Tesciye Etmek

Kabre dizilen tahta veya kerpiçler aralı olupta aralarından ölünün üzerine toprak dökülmek ihtimali olursa muhafaza için ara yerlere ot, kamış veya hasır parçası gibi şeylerle tıkanır ve ondan sonra toprak dökülür.

            6) İbn-i Mâce, Ebû Hüreyre(Radiyal

lahu anhü)‘den rivayet etmiş olduğu üzere:

Resulullah (Sallallahu aleyhi vesel

lem) bir cenazenin namazını kılmış ve kabre kadar giderek ölü defn edildikte üç defa birer avuç toprak alıp baş tarafından kabre atmıştır.

           

Fukahanın beyan eylemiş olduğu üzere cenaze ile kabre kadar gitmiş bulunan cemaatin her biri üç avuç toprak alıp :

            Birincide : Minhâ halaknâküm

            İkincide : Ve fihâ nuîdüküm

            Üçüncüde:Ve minhâ nuhricüküm târeten uhrâ  (Sure-i Taha Ayet 55)

            Kavli şeriflerini okuyup baş tarafından kabre atmaları müstehaptır.

           

            Kabirden bir avuç toprak alıp da üzerine yedi kere sure-i kadri yani, ( İnnâ enzelnâhü fî leyletil kadri  ila ahir) sureyi okuyup ölünün yanına atılırsa, azabının hafiflenmesi fukahadan mervidir.

            Kabre toprak dökülmekte eliyle, kürekle ve mümkün olan her şeyle toprağın dökülmesinde bir sakınca yoktur. ( Merak’ul – Felah ve Tahtavî sayfa 334 , 335 ; Cevhere sayfa 132 , 133 ; H. K. S. 599 ; İbn-i Saad sayfa 838 )

            Kabrin üzerine toprağı çekipde üzeri semer gibi sırt yapıldıktan sonra toprak birbirini tutup berkleşmesi için kabrin üzerine su serpmek menduptur.

 

            7) İbn-i Mace’nin rivayet etmiş olduğu üzere Resul-u Ekrem (Sallallahu aleyhi vesellem)ashaptan Said (Radiyalla-hu anhü)kabrinin üzerine Ebu Davud’un rivayet etmiş olduğu bir hadisle de mahdum-u mükerremi İbrahim (Radiyallahu anhü)‘in kabrini bir karış kadar kaldırıp üzerini semer gibi sırt yaptıktan sonra toprağın üzerine su serptiği mervidir. (Merak’ul Felah ve Tahdavi sayfa 335 ; Dür. ve İbn-i Saad sayfa 838)

            Ölünün defin işi tamam olup toprakla kapatılıp kabrin üzeri sırt gibi düzeltildikten sonra kabrin yanında bir müddet durmak ve bir deve kesip eti taksim olunacak kadar vakit beklemek ve ölü için dua edip Kur’an okumak müstehaptır.

           

8) Ebu Davud’un Sünen’inde rivayet etmiş olduğu üzere Resul-u Ekrem (Sallallahu aleyhi vesellem) ölüyü defin işi bittikten sonra kabrin yanında durmuş ve :

            Kardeşiniz için Allah’tan mağfiret isteyin, kardeşiniz şimdi sual olunmaktadır. Allah’tan tesbit buyurmasını niyaz edin. Buyurmuştur.

           

9) Taberani ve Beyhaki’nin İbn-i Ömer (Radiyallahu anhü)‘den rivayet etmiş oldukları bir hadiste de :

            Sizin biriniz vefat ettiğinde onu fuzuli bekletmeyin, bir an evvel kabrine ulaştırın. Kabrinde başının yanında Fatiha’yı, ayaklarının yanında Bakara Suresinin nihayetini (Amener- Resûl-ünü) biriniz okusun.

            Hadisin bir rivayetinde ( Fatihatül-kitap ) yerine Fatihatül-Bakara yazılıdır ki, Bakara suresinin başlangıcını okusun demek olur. Her ikisi de birleştirilerek Fatiha ve Bakara’nın başı olan müflihuna kadar ve nihayeti Âmene Resul-ü’den sonuna kadar okunursa daha iyi olur.

(Yukardaki yazı Dür-ret’ül-Fahire  Sayfa  222-235 arasından alınmıştır. Ayrıca  Mukadder yolculuk Sayfa 180-192  arasında da vardır.)

Kitapta Ara

Kitap İndeksi