Nikah ve Cenaze

Hacı Muhammed Bilâl-i Nadir


Kadınlarla Cinsî Münasebet

(308); Sünen-i Ebû Davud, Cild-1, Hadis No:22o; Sünen-i Tirmizî, Cild-1, Hadis No: 141; Sünen’ün Neseî  Cild 1-2, Hadis No:264; Sünen-i İbn-i Mace, Cild-2, Hadis No:587.)   

           

13- Ey peygamber, eşlerinin rızasını gözeterek Allah’ın sana helâl kıldığı şeyi niçin kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.” (Sure-i Tahrim Ayet -1)

           

Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)’in aileleri birbirleri ile münakaşa ettiler. Resûlullah beni fazla seviyor, diğeri beni daha fazla seviyor gibi çok azıttılar. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) de sizin hiç birinizin yatağına gelmeyip ayrı yatacağım deyince bu ayet geldi.

            Yani siz Allah’ın helâl kıldığı güzel şeyleri kendinize haram kılmayınız. Buyurdu.  Ailesinden  uzak olanlar ve bu gibi durumlar bir çok geçimsizliklere sebep olur.

            Haramı helâlı Allah’u tealâ’dan başkası tayin edemez. Bazı ham sofuların, sapık derviş ve şeyhlerin

”Biz dünyadaki şarabı, cennet şarabına çevirip içiyoruz. Biz namazı Kabe’de manen kılıyoruz” gibi sözlerle zındık oluyorlar. Allah’u tealâ sevgili habibine ve bütün halka haram ettiği şeyi hiçbir kuluna helâl etmez. Yine sevgili habibine yedi azan  yere gelmeden kıldığınız namazı kabul etmem buyuruyor. (Sahih-i Buhari Tecrid-i Sarih Cild-2, Hadis No:451)  

O azalar : iki el, bir alın,  iki diz, iki ayak ucu yediside secde de yere gelir. Sevgili habibine böyle yapmadıktan sonra namazını kabul etmem desin. Bu saçma heriflerinde hiç bir azası yere gelmeden Kabe’de manen namaz kılıyorum demeleri kendilerini zındık eder. Allah’u tealâ’ya asi eder. Kâbe’de manen namaz kılınacaksa onu ilk defa peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)

’in yapması lâzımdı.

            Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) Hazreti Ali( kerremallahu veche)-

’ye sordu.    

            - Yâ Ali, beni sever misin?Hz. Ali:

            - Severim Yâ Resûlullah.

            - Aileni sever misin?

            - Severim Yâ Resûlullah.

            - Çocuklarını sever misin?

            - Severim Yâ Resûlullah.

            - İki sevgi bir arada olur mu?

            - Olmaz Yâ Resûlullah.

            - Yâ Ali sende sevgi üç oldu. Bunun cevabını isterim dedi. Hz. Ali eve geldi. Düşündü, bulamadı. Hz Fatıma (Radiyallahu anha) Annemiz sordu.

            - Yâ Ali! Ne düşünüyorsun? Hz. Ali (Kerremallahu veche) meseleyi anlattı. Hz. Fatıma (Radiyallahu anha) Annemiz ded ki:

            - Seni sevdiğim imanımdandır. Senden başkasının sözüne inanmam. Senden başkasına iman etmem. Sen ne diyorsan ona iman ederim. Senden fazla kimseyi sevmem.

            Ailemi sevdiğim şehvetimdendir. Ondan başkasına şehvet gözü ile bakmam. Kalbimi, gözümü her şeyimi  şehvet olarak kendi aileme bakarım.

            Çocuklarımı sevdiğim şefkatimdendir. En fazla şefkati çocuklarıma yaparım. Bunların hiç birisi diğerine mani olmaz ve diğerini engellemez.

Hz Ali (Kerremallahu veche), Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)’e geldi ve aynı sözleri söyleyince Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) buyurdu:

            - Yâ Ali bu senin işin değil. Sen bunları Tûba ağacının bir dalından duydun, öğrendin, geldin, demiştir. (Dört Büyük Halife kitabı, 10. menkibe, Sayfa 253)    

           

Akla şöyle bir soru  gelir:

            - Erkeklik kuvvetli olursa insanı azdırması lazım. Halbuki bu erkeklik Allah’u tealâ’nın lutfundan olunca insanı ayıktıra-

cak haller olur. Erkeklik kuvvetlenir demek: Allah’ın verdiği (hayati tayyibe) ibadetle Allah’ın nurundan gelen kuvvet kendine, insana Allah’ın menettiği şeyleri yaptırmaz. Allah rızasına çeker, iyi olur. Demektir.  

           

Kitapta Ara

Kitap İndeksi