Nikah ve Cenaze

Hacı Muhammed Bilâl-i Nadir


Kefen

1- Cabir (Radiyallahü Anhü) den :

Resûlullah  (Sallallahu aleyhi Vesellem) hitabede bulunurken, ashabından ölmüş ve güzel olmayan bir kefenle tekfin edilerek geceleyin gömülen bir adamdan bahsetti. (Resûlullah bunu zikrederek) ölen bir insanın, zaruret olmaksızın geceleyin defnedilmesini nehyetti (yasakladı) ve şöyle buyurdu:

Sizden biriniz (mü’min) kardeşlerinizin techiz ve tekfin ile vazifelendirilirse, onun tekfinini ( kefenini) güzel yapsın.(Sünen’ün Neseî, Cild 3-4, Hadis No:1895; Sahih-i Müslim, Cild-3, Hadis No: 49(943); Sünen-i İbn-i Mâce, Cild-4, Hadis No: 1474)

2- İbn-i Abbas ((Radiyallahü Anhü) den: Resûlullah (Sallallahu aleyhi Vesellem)  şöyle buyurdu:

Elbiselerinizin en hayırlısı beyaz olanıdır. Bunun için ölülerinizi beyaz elbise içinde kefenleyiniz ve beyaz elbise giyiniz. (Sünen-i İbn-i Mâce, Cild-5, Hadis No1472; Sahih-i Müslim, Cild-4, Hadis No: 46(941); Sünen’ün Neseî, Cild 3-4, Hadis No:1896, Sünen-ü Tirmizî, Cild –2, Hadis No:999.)

 

3- İbn-i Abbas (Radiyallahü Anhü) dan Resûlullah (Sallallahu aleyhi Vesellem)  şöyle buyurdu:

- İhramlı (olarak) öleni, ihram olarak giydiği iki parça elbise içinde su ve sidr ile yıkayınız O’nu,(ihram olarak giydiği)iki parça elbisesi ile kefenleyiniz. O’na koku sürmeyiniz. Başına bez de sarmayınız. Çünkü o kıyamet gününde ihramlı haşr olunacak. (Sünen’ün Neseî, Cild 3-4, Hadis No: 1904)

Her yönüyle birlik ve beraberliği emreden islâmiyet, ölen bir din kardeşimiz için de geride kalanlara bir takım vecibeler yüklemektedir. Bu vecibeler hayata gözlerini, yuman bir insanın; guslünden defnine kadar geçirdiği  safhalardır. Bunların noksansız olarak yerine getirilmesi, geride kalan müslümanlar için kaçınılması mümkün olmayan bir borç ve bir farz-ı kifayedir.

 

Aşağıda ki yazı Zuhurat’ı Bilâl-i Nâdirî, Cild-3, Sayfa 357-359 arasından alınmıştır.

Kefen, ölen bir müslümanın temizlenmesinden sonra üzerine sarılan dikişsiz bir elbisedir.

 

Kefen: genel olarak  üç kısma ayrılır :

a) Sünnet olan kefen,

b) Sünnet-i kifaye olan kefen,

c) Zarûret’- mucib olan kefen.

 

a)      Sünnet olan kefen:

Erkek için olursa  üç parçadan (kamis (gömlek), izar ve lifafe) den meydana gelen kefendir. Noksanlığı ve fazlalığı sünnet olma vasfını kaybettirir.

Kadınlar için sünnet olan kefen de beş parçadan [Kâmis (gömlek), izar, hımar, dîr ve lifafe] den teşekkül eder. Noksan veya fazlalığı bu ismi almasına manidir.

 

b)      Sünnet-i Kifaye :

Erkekler için izâr, ve lifafe’den ibaret olup, kâmisi bulunmayan ve sadece bu iki parça ile yetinilmiş olanıdır.

Kadınlar için sünnet-i kifaye olan kefen  ise  üç  parçayı   tamamlayan   i z â r,  

L i f â f e   ve   h ı m a r’dan teşekkül eder.

Malı az ve varisleri de çok olan  ölüler için kefen-i kifaye ile yetinilmiş olması daha muvafıktır. Aksi halde sünnet olan kefen evlâdır. Malı az varisleri çoksa kefenini asgariye düşürüyor, malı varislerine kalsın diye. Şimdi aksine varislerini düşünmeyip devrini çekiyoruz diye varislerine kalacak parayı alıyorlar. Ölünün kefen parası yoksa senin kefen alıp vermen lâzım. Sen varislerine kalacak malı devrini çekiyoruz deyip alırsan. Allah (Celle Celâlühû ) onlardan razı olur mu?

 

c)      Zarûret-i mucib olan kefen:

 Kadın ve erkek tefrik etmeden, elde bulunanla idare edilen kefendir.Zarûret-i mucib olan kefen de, adet mevzu’u bahis olmayıp, sadece ölünün üzerinin örtülmesine bakılır. Hatta ayak uçları açık kalırsa  oraları da izhir otu (bir nevi kokulu ot) Mekke ayrığı veya benzeri şeylerle örtülür. Ashab’dan Uhud’da şehit olan Hazreti Hamza (Radiyal-

lahü Anhü) ile Hazreti Mus’ab ibn-i Ümeyr (Radiyallahü Anhü)’in cenazeleri böyle kefenlenmişti .

Kitapta Ara

Kitap İndeksi