Zuhürati Bilal Nadir 1

Hacı Muhammed Bilâl-i Nadir


Adem (As)'in Yaratilmasi

Bütün dünya denizlerini balığın karnında gezdi. İşte ilk defa denizin dibini gezen; denizaltıyı ilk defa icat eden, Yunus (as)'dır. Balık denizaltı, kendisi de şoför (kaptan)'dır.

            Dünyada bir tek; belâ geldikten sonra kurtulan kavim, Yunus (as)'ın kavmidir. Allahu Teâlâ, hepsinin ömrü bitmiş, hepsine belâ gelmiş, hepsi cehennemlikti. Kâfir oldukları halde, yalvarmaları Allah'a hoş geldi. Belâ kalktı, kurtuldular.

            Şimdi bazı âlimlerimizin, "Ervahı Ezelde yazılan takdir bozulmaz" dedikleri bu âyetlere göre yanlıştır. Kur'an-ı Kerim'e muhalefet etmektir. Allah (cc) Ervahı Ezelde, Levhi Mahfuzda ecelleri bitmiş bir milletin, bir memleketin on binlerce kişinin kâfir oldukları halde, dualarını kabul etti. İşte ömür artar, eksilir. Başa gelecek ibtilâlar, belâlar, sıkıntılar Allah (cc)'ın dilemesine göre azalır, çoğalır, tehirlenir gelmez. Amma dua bunu değiştirir. Bunların da ömürleri bitmişken yaptıkları dualar başlarına gelecekleri değiştirdi. Ömürlerini uzattı.

 

            (Sûre-i Saffat, âyet 145-146)

            Meâl'i: Artık O'nu kendisi hasta olduğu halde bir açık yere atıverdik. Ve O'nun üzerine kabak nev'inden bir ağaç bitirdik.

 

            Balık nihayet kendini, bindiği iskeleye yakın bir yere getirdi. Ağzından dışarı çıkardı. Yunus (as) yürürken ayağına, taşlar batıyordu. Vücudu çok yumuşamıştı. Bir bahçenin içine girdi, kabak yapraklarını üzerine örttü. Sabah olduğunda çocuklar oynamaya geldiler. Bir çocuk kördü. Öbür çocuklar oynadıkça bu da hevesleniyor, oynamak istiyor, görmediği için yıkılıyordu. Yunus(as) acıdı, ellerini havaya kaldırdı "Ya Rabbi! Şu çocuğun gözlerini aç." Çocuğun gözleri açıldı, görmeye başladı, sevindi. Diğer çocuklarda sevindiler. O çocuk baktı ki, kabak yapraklarının arasında, bir adam duruyor.

            – Gelin bu adamı taşlayalım, dedi. Diğer çocuklar:

            – Biz onu saatlerdir görüyoruz. Bize ne zararı var, taşlama kalsın, dediler. Bu çocuk:

            – Taşlayalım, dedi. Onlar taşlamayınca kendisi, taşla Yunus(as)'a vurmaya başladı. Her attığı taş etinin içine gömülüyordu. Yunus (as):

            – Ya Rabbi! Bir sözünü dinlemedim, balığa yem ettin. Bir de yaptığına karıştım, beni taşlatıyorsun. Şu çocuğun gözlerini tekrar kapa, ya Rabb! diye dua etti. Çocuğun gözleri kapandı, kör oldu. Yunus (as)'da kurtuldu. Sonra Yunus (as) kavminin içine geldi.

 

            (Sûre-i Saffat, âyet 148)

            Meâl'i: Nihayet iman ettiler, artık onları bir müddete kadar geçindirdik (faidelendirdik).

 

            Onların hepsini imana davet etti. Hepsi de müslüman oldular.