Zuhürati Bilal Nadir 2

Hacı Muhammed Bilâl-i Nadir


Hz. Osman (Ra)'in Ölümü

(Hadîs-i Şerîf, REH No: 871)

            Manâ'sı: (Ey Sehl) Ben, Ebû Bekir, Ömer ve Osman vefat ettiğimiz vakit sen de ölebiliyorsan öl! (Çünkü o zamanda akıl ve hayale gelmeyen fitneler zuhur edecektir.)

 

            Hz. Osman (ra)'ın şehit düştüğü haberi duyulunca millet hü-cuma geçti, içeri girdi. O dokuz kişi, kadın elbisesi giyip kaçtılar. Duvarı kim deldi? Hz. Ebû Bekir (ra)'in oğlu. Dört kişi. Hz. Osman(ra)'ı kim öldürdü? Sonradan giren altı kişi. İçeride bulunan evvelki suçlularla birlikte dokuz kişi olup, hepsi ondokuz kişi, bu ondokuz kişi öldürülmek için aranıyor. Hz. Ebû Bekir (ra)'in oğlu duvarı deldi. "Ben duvarı deleyim, siz öldürün" dedi. Hep konu-şuklu pazarlık diye millet arasında dedikodular çoğalıyordu. Hz. Ebû Bekir (ra)'in oğluna da herkes kin bağlıyordu.

            – Bu on dokuz kişinin muhakkak hepsi öldürülmeli diyorlardı. Bu on dokuz kişinin hepsi üç gurup, hepsi birbirine düş-man, hepsi Hz. Ali (ra)'nin evine sığındı. İsyancılar, Hz. Ali (ra)'nin evinin önünde toplanmaya başladılar.

            – Ya Ali! Bu on dokuz kişiyi bize teslim et, hepsini öldüre-ceğiz. Hz. Ali (ra) buyurdu:

            – Hz. Osman (ra) niçin şehid düştü? Dokuz kişi öldürülme-sin diye. Ben, size teslim edersem, on dokuz kişinin hepsini öldü-rürsünüz. Bunun mes'quliyeti daha büyüktür. Mahkeme kararı olmazsa hiç kimseyi size teslim etmem.

 

            (Sûre-i Enfâl, Âyet 25)

            Meâl'i: Ey müminler, öyle bir fitneden sakınınız ki o, hiç de sizden yalnız zulmedenlere dokunmakla kalmaz (onun musibeti günâhsızlara da dokunur).

 

            Peygamberimiz (sav) buyurdu:

            – Benden sonra üç ordu harb eder, hepsi de müslümandır. İkisi haklı, birisi haksızdır.

            – Hangisi haksız ya Resûlullah? Peygamberimiz (sav) buyurdu:

            – Av'af'ın köpekleri hangi orduya ürürse (havlarsa), o ordu haksızdır, diğer iki ordu haklıdır. Yine Peygamberimiz (sav) bu-yurdu: Hz. Ali (ra)'ye dönerek:

            – Benim ailelerimden birisi seninle harb eder. Sen kazanır-sın. O zaman, benim ailemi yerine sen gönder.

 

            (Hadîs-i Şerîf, REH No: 3769)

            Manâ'sı:Benden sonra fitne baş gösterecek. Böyle bir şey olursa Ebû Tâlib'in oğlu Ali'den ayrılmayın. Çünkü o Hakk ile bâtılı ayırandır.

 

            (Hadîs-i Şerîf, REH No: 3758)

            Manâ'sı: (Hz. Ali'ye) Senin ile Âişe (ra) arasında bir iş zuhur edecek. buyurdu. Hz. Ali (ra):

            – Ey Allah'ın Resûlü! Şu hâlde ben onların en kötüleriyim, dedi. Peygamberimiz (sav):

            – Hayır lâkin böyle bir şey olursa Onu (Aişe'yi) emniyetli olarak eski evine götür, buyurdu. Hz. Aişe (ra):

            – Ya Resûlullah Ali ile harb edecek hangi ailendir. Peygamberimiz (sav) buyurdu:

            Hz. Aişe (ra)'nin yüzüne bakıp,

            – Ey kırmızı! Sakın o da, sen olmayasın demişti. Hz. Aişe (ra) ye iftira edilince Peygamberimiz (sav)'in çok canı sıkılmıştı.  Hz. Ali (ra), Peygamberimiz (sav)'in bu sıkıntısını görünce:

            – Ya Resûlullah! Bu kadar üzülme, bir kadın değil mi, onu boşa kurtul demişti. Hz. Aişe (ra), bu sözü duyunca Hz. Ali (ra) ile konuşmaz oldu.

Kitapta Ara

Kitap İndeksi