Zuhürati Bilal Nadir 3
Hacı Muhammed Bilâl-i Nadir
1. Şimdi Zamanımızda Mezheplere Ne Lüzum Var? Âyet Ve Hadis Olduktan Sonra Âyetle Ve Hadisle Çalişirsak Olmaz mı? Diyenlere Cevap:
1. ŞİMDİ ZAMANIMIZDA MEZHEPLERE NE LÜZUM VAR? ÂYET VE HADİS OLDUKTAN SONRA ÂYETLE VE HADİSLE ÇALIŞIRSAK OLMAZ MI? Diyenlere cevap:
Peygamberimiz (sav) zamanında herkes yapacağı işi, hareketi Peygamberimiz (sav)’e sorardı. Onun için mezheplere lüzum yoktu. Dört halife devrinde yine herkes yapacağını onlardan sorardı. Meşrep ayrılığı olsa da yine halifenin sözü dinlenirdi. Meşrep ayrılığı görünüşte fikir ve görüş ayrılığı gibidir.
Peygamberimiz (sav) buyuruyor:
- “Bir dağ bir dağın üzerine bindi derlerse inanın, bir adam ahlakını değiştirdi derlerse inanmayın.” Bir insanda kalb islah olursa vücut azalarının hepsi ıslah olur. Hepsi iyiye yönelir. Kalb kararır, körelirse zulumat, pislik kaplarsa vücut azalarının hepsi kötüye yönelir. Ahlak yine değişmez. Bir insan ahlakını değişti diyorlarsa yalandır, yanlıştır. O alışkanlığı terketmiştir.
Misal: Hz. Ömer (ra) Müslüman olunca ahlakı zerre kadar değişmedi. Ahlakının yönü değişti. Müslümanlara şiddet gösterin Hz. Ömer (ra); o şiddeti Kâfirlere gösterdi. Allah (cc)’ın en sevmediği ahlak, en sevdiği ahlak oldu. İşte Meşrebe en fazla benzeyen de ahlaktır. Aradaki fark bir tek şudur:
Ahlak doğuşta, yaradılışta insan ile beraber doğar, ölünce hatta öldükten sonra insandan hiç ayrılmayandır. İnsandaki bu ahlakların hepsi de iyiye yönelirse çok iyi, kötüye yönelirse çok kötüdür. Meşrep doğuşta değil, orta yaşlılıkta değil, ya orta yaşlılıkta veya fazla yaşlılıkta Allah (cc) yolunda devamlı çalışanlarda kemal bulunca zuhur eder. Çalışmazsa kapalı kalır. Çalışa çalışa en sonunda kendisine yaradılışta Allah (cc)’ın vermiş olduğu meşrebi zuhur eder. Meşrep zuhur edince kemal bulmuş, büyük bir zat demektir. Müridler meşrep zuhur etmeden Şeyhinin ziyaretine ne kadar sık gelir, ne kadar çok kalır, vaaz nasihatını ne kadar çok dinlerse istifadesi o kadar çok olur. Meşrep zuhur ederse o müridde görüş ayrılığı başlar. O mürid şeyhinin yanına geç gelir, az oturur, tez kalkar. Şeyhinin
sağlığında kendi meşrebini onun muhitinde açıklamaz. Sair yerlerde açıklar. O mürid şeyhi ile bir beldede oturmaz. Yunûs Emre’nin Şeyhi son zamanlarda:
- “Bir postta iki aslan oturmaz” diye kendini başka beldeye gönderdi. Tarikat Pirlerindeki erkan, görüş ayrılığı, mezhep imamlarındaki görüş ayrılıklarının başı bu meşreplere dayanır. Tasavvuf kitaplarını incelerseniz; Şeyhler arasındaki bu meşrep ayrılıklarını daha iyi anlarsınız. Şart şu ki: Âyete, Hadise, Edile-i Şer’iyyeye her uygun söz kabul edilir. Hepsi de uygundur.