Zuhürati Bilal Nadir 3

Hacı Muhammed Bilâl-i Nadir


3. Zuhru Ahir Diye Bir Namaz Yoktur. Bu Namaz Ne Farz , Ne Vacip, Ne Sünnettir. Dolayisi İle Kılınmaz Diyenlere:

Ey Müslüman kardeşim!

            İyi düşün, senin ve benim hepimizin dinimiz İslam, kitabımız Kur’ân-ı Azimüşşan, İtikatta mezhebimiz Ehl-i Sünnet Vel Cemaat, amelde mezhebimiz Şafii, Maliki, Hanbeli, Hanefi olup, bu dört mezhepten biridir. Bunların görüşlerine, fetvalarına, itikatlarına ters görüşü kabul etme. Âyet ve Hadisten ayrılma. Zamanımızda Zuhru Ahir namazı yok diyenlere, mevlüd bid’at, camide musafaha olmaz, Salavat-ı Şerife getirmeyin, Kur’an yirminci asra göre yeniden tefsir olmalı, ibadet devri geçti, iman kurtarma devri başladı; bu ve bunlar gibi fetvalar hep beşinci mezhep dediğimiz fırka-ı dalle görüşleridir.

            İmam-ı Gazali Hazretlerinin Huccetül İslam isimli kitabında Peygamberimiz (sav) ile Hızır (as)’ın camide musafaha yaptıklarını bilahare Peygamberimiz (sav) camide:

            - “Musafaha benim sünnetim, her kim camide musafaha yaparsa her parmağı sayısınca bir senelik günahı affolur” der ve bir çok faziletlerini sayar.

            İmam-ı Âzam mezhebi uğruna canını feda etti. İşte mezhep bu kadar mühimdir.O zamandan bu zamana kadar bütün dünyada şu meseleye İmam-ı Âzam şunu söylemiş. İmam-ı Yusuf ve İmam-ı  Muhammed bunu söylemiş, İmam-ı Şafi’ye, İmam-ı Malik’e, İmam-ı Hanbeli’ye göre şöyledir, böyledir denilir. Bunların dışında bunlara ters düşen fetvalar kabul edilmezdi. Şimdi aynı Hanefi mezhebi veya dört mezhepten imiş gibi görünüp, onların sözü imiş gibi kendi batıl mezhep görüşlerini ileri sürüyorlar.

            İmam-ı Âzam’ın 80 yaşının her gününe yazdığı kitap sayısı 17’dir. Onun kadar çok kitap yazan beklide gelmemiştir. Kitapları Âyetle, Hadisle tasdik edilip, Edile-i Şer’iyyeye tam uygundur. Açıklamadığı hiçbir mesele, en ufak gizli bir taraf ve şüpheli kısım bırakmamıştır. Sözleri ve kavli Reşat altını gibi gittikçe değer kazanmaktadır. Bunların kavillerini bırakıp, kendi mezheplerinin görüşlerini söyleyen felan alim, felan hoca, felan fakı, felan şeyh şöyle dedi, böyle dedi diye fikirleri kurcalayan, milleti ayrı ayrı görüşlere, zihniyetlere bölen sözler söyleyip, batıl fikirler ortaya atılmaktadır. Sen İmam-ı Âzam mezhebinden isen avurdunu doldura doldura neden evvelkiler gibi İmam-ı Âzam’a İmam-ı Yusuf’a, İmam-ı Muhammed’e göre şöyle, İmam-ı Şafi’ye, İmam-ı Hanbeli’ye, İmam-ı

Malik’e göre böyle demiyorsun. İsmini cismini duymadığımız vehhabi fikirli yeni isimlerle fetva veriyorsun. Onlarda alim olabilir, amma hiçbir zaman için İmam-ı Âzam ve yukarda saydıklarımızın dengi olmasına imkan yoktur. İmam-ı Âzam deyince her cebinden yüzbinlerce o alimlerden alim çıkar. Dünyanın hiçbir yerinde ehli sünnetten ve dört mezhepten olan İslam toplumu bin küsur seneden beri (Zuhru Ahir’i) terk etmemiş, kılmıştır.